Süper Lig’de nihayet beklediğimiz olay başımıza geldi. Aman olmasın, aman şunu yapın desek de, yine de bu borçlar bizim başımızı ağrıtmaya yetti. Sahada kazanılan masa başında kaybedildi. Evet, yanlış duymadınız savaşa gidip cephede üstün başarı gösterip düşmanı alt etseniz de, masaya oturduğunuz da eliniz güçlü olmayınca ne yazık ki oradaki kazanımlardan da olabiliyorsunuz. Tıpkı bu savaşta olduğu gibi bizde saha da kazandığımız puanları, masa başında vermeye başladık. Peki, bunlar kimin suçu?
Federasyon tarafından beklenen zamanda güncellemeler veya borçlar ödenemedi. Buda sonuç olarak bizimle birlikte 10 kulübün puanlarının silinmesine neden oldu. Peki, bu durumdan kurtulamaz mıydık? Çok fazla bir şey yapmadan kurtulma şansımız yok muydu? Aslında bu soruların cevabı ‘evet’ olur ama bunu yapmak içinde ‘Ali Cengiz’ oyunlarına başvurmak gerekirdi. Böyle yapmak kolay desem de, o zaman görev başına gelirken şeffaf olacağını ve her şeyi kamuoyuyla paylaşacağını belirten Ali Çamlı için ilk zorlukta kolaya kaçış olarak nitelendirilmez miydi? Diyorum ya, bu işleri iyi takip etmek gerekir. Her ne kadar Federasyon bizim puanımızı sildi desek de, bu işin mutlaka gideceği bir üst makam var. Futbolda üst makam da herkesin tahmin edeceği gibi tahkimdir. Umarım tahkime giderler ve bu arada da silinmeye esas olan borç ödenir. Böyle olursa yine aynı şekilde yolumuza devam ederiz. Gerçi bu puan silinmesine neden olan hangi futbolcunun dosyasıydı? Ne kadar bir ödeme için bu ceza kesildi? İçinizde bu konulara cevap verecek vardır ama yine de daha önceki dosyalar hala bizi tırmalıyor diyerek noktayı koyalım…