Kayserispor’da son haftalarda yaşananlar, sıradan bir formsuzluk ya da talihsizlik zincirinden çok daha fazlasını işaret ediyor. Sportif Direktör Muhammed Türkmen’in istifa kararı, kulüp içinde bir süredir biriken gerilimin artık görünür hâle geldiğinin en net göstergesi gibi görünüyor. Bu istifa bir sonuç mu, yoksa daha büyük bir değişimin ilk halkası mı? Asıl soru tam olarak burada başlıyor.
Türk futbolunda klasik bir refleks vardır: Taşlar yerinden oynadığında gözler hemen teknik heyete çevrilir. Kayserispor da bu refleksin dışında değil. Türkmen’in ayrılığı sonrası 'sırada kim var?' sorusu yüksek sesle sorulmaya başlandı bile. Yönetimin kamuoyuna sakin mesajlar vermesi, perde arkasında hiçbir şey olmadığı anlamına gelmiyor. Aksine, çoğu zaman asıl kararlar tam da bu sessizlik dönemlerinde alınır.
Önümüzde Galatasaray deplasmanı var. Kâğıt üzerinde sonucu az çok tahmin edilebilir, puan ya da puanlar almak elbette büyük başarı olur. Ancak bu maçın teknik heyetin kaderi açısından belirleyici olacağını düşünmek pek gerçekçi değil. Asıl kritik viraj, hemen ardından oynanacak Kocaelispor maçı gibi duruyor. Çünkü bu tarz maçlar, 'büyük takıma karşı kaybettik' bahanesinin arkasına saklanılamayan, çıplak gerçeği yüzümüze vuran karşılaşmalardır.
Kayserispor’un sahadaki görüntüsü, sadece skorlarla açıklanamayacak kadar sorunlu. Oyun planındaki belirsizlik, oyuncu tercihleri, maç içi reaksiyonlar ve en önemlisi takımın ruh hâli… Bunların tamamı teknik heyetin hanesine artı ya da eksi olarak yazılır. Eğer Kocaelispor karşısında da benzer bir dağınıklık görülürse, yönetim için 'devam' demek her geçen gün daha zor bir hâl alır.
Burada altı çizilmesi gereken önemli bir nokta var: Sorun sadece teknik direktör mü? Sportif direktörün istifası, transfer politikalarından kulüp içi iletişime kadar daha geniş bir yapısal probleme işaret ediyor olabilir. Ancak Türk futbolunun gerçeği şu ki, bu tarz sorgulamalar çoğu zaman en son yapılır. Önce teknik adam gider, sonra 'aslında mesele daha derindi' denir.
Kayserispor camiası bugün netlik istiyor. Belirsizlik, sahadaki futbolu da tribündeki sabrı da tüketiyor. Yönetimin önünde iki yol var: Ya bu kadro ve teknik heyetle açık bir şekilde 'devam' denilecek ve arkasında durulacak ya da radikal bir karar alınıp yeni bir sayfa açılacak. Ortada kalmak, genelde en pahalı tercihtir.
Sonuçta düğmeye basılıp basılmadığını önümüzdeki günlerde daha net göreceğiz.
Galatasaray maçı bir vitrin, ama Kocaelispor maçı bir turnusol kâğıdı. O maçtan çıkacak sonuç ve daha da önemlisi sahadaki görüntü, Kayserispor’da bu sezonun geri kalanının kimlerle yazılacağını büyük ölçüde belirleyecektir.
KAPI ARKASI FISILTILAR
⇒Kayseri sanayicisi bugünlerde beklentisini artırdı. ‘Ne zaman ihracat konusunda birlik kurulacak?’ sorusuna yanıt gecikmeyecekmiş...
⇒Kayseri Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği için hangi oda başkanı nabız yokluyor...
⇒Cadde, bulvar isimleri derken bir siyasi parti il başkanı nasıl bir çağrıda bulundu...
⇒Kayserispor’da sular durulmuyor. Yönetim 'bırakır giderim' dese de şehrin hangi büyüğü 'otur oturduğunuz yerde' diyor...
⇒Kayseri’de sağlık konusunda atılımlar yapılırken bir yöneticinin ciddi bir rakamı farklı bir şehre yönlendirdiği iddiası şok etkisi yaşattı...