‘Kayserispor deplasmanda Malatya ile karşılaşacak ve umarım bu takımada can suyu vermeyecek’ dediğim günlere ya da saatlere ne demeliyim bilemiyorum. Maçın ilk yarısı ve ikinci yarısında ortaya konan oyun ve performans beni gerçekten birçok konuyu düşünmeye sevk etti. Öncelikle ilk yarıda ortaya konan oyundan sonra ne demeliyim; “Rakip karşısında ceza sahasına girmekte zorlanan, sanki ligin altından kurtulmak için çabalayan sadece Malatya imiş gibi bir futbol sergileyen sahadaki bu futbolcular, Kayserispor’un oyuncuları değiller. Eğer ki temsilcimizin futbolcuları olsalardı, saha içinde kimseye eyvallahları olmaz ve saha içindeki ciddiyeti elden bırakmadan oyunlarını oynarlardı. Ne yazık ki bunu sahada göremedim. Bu oyun bana sadece bir şeyi anımsattı. O da temsilcimizde teknik heyet istenmiyor. Buna As Başkan Ali Çamlı ne diyecek bilemem ama ben sahada ortaya çıkan tabloyu bu şekilde sizlerle paylaşmak isterim.”
Maçın ikinci yarısında ise bir ara toparlanma sinyalleri veren temsilcimizin ortaya koyduğu oyun, kime ne mesajıydı anlayamadım. İkinci yarı için; “Bu adamlar neden ilk yarıda böyle oynamadılar ki? Bu şekilde oynasalar da, kaybederlerse kaybetsinler. En azından mücadele çok iyi, rakibin sahada zorda kalması için ellerinden geleni yaptılar. Kazanamadık lakin rakibi de çok zorladık. Maçın son anına kadar rakibi kovalayan ve gol yollarında etkili olan bir takım” dedirtti. Benim bu maçta ortaya çıkan tabloya yorumum kısacası böyle. Yani anlayacağınız futbolcular isteselerdi bu maçı çok rahat kazanacaklarını göstermiş oldular. Ancak burada istenmeyen kim veya kime ne sinyali vermek istediler inanın kafam karıştı. Yanı kısacası bu maç bir örnek oldu. Umarım yönetim bu örneğe göre bir çalışma yapar…