Kayserispor sahasında yine bildiğimiz Kayserispor’du: İstekli, mücadeleci, oyunu çirkinleştirmeyen… Ancak futbolun acı gerçeği bir kez daha yüzümüze çarptı. İyi oynamak tabelaya yazılmadıkça kimseyi mutlu etmiyor. Sarı-kırmızılılar maç boyunca oyunun kontrolünü büyük ölçüde elinde tutsa da gol yollarındaki beceri eksikliği, sahadan 2-1’lik mağlubiyetle ayrılmalarına neden oldu.
Maçın geneline baktığımızda Kayserispor’un özellikle orta sahada doğru yerleştiğini, rakibi kendi alanına hapsettiği anlar olduğunu gördük. Pres zamanlaması fena değildi, topa sahip olma yüzdesi de bunu destekliyordu. Ancak ceza sahasına girildiğinde aynı netlik, aynı kararlılık yoktu. Pozisyona girmekle pozisyonu bitirmek arasındaki fark, bu maçta Kayserispor’un kaderini belirledi.
‘Futbol bazen adil değildir’ derler; ama aslında oldukça nettir: Atamazsan, yersin. Kayserispor’un yediği goller de tam olarak bunun özeti gibiydi. Rakip çok üretmedi ama bulduğunu attı. Biz ise denedik, zorladık, alkış aldık… fakat puan alamadık. Tribünlerin maç sonunda takımı alkışlaması boşuna değildi; sahada mücadele eden, pes etmeyen bir takım vardı.
Yine de bu tür maçlar sezonun kırılma anlarıdır. İyi oyunu skora yansıtamadığınız sürece moral de özgüven de yavaş yavaş erir. Kayserispor’un yapması gereken şey belli: Bu oyunu koruyup, hücumda daha soğukkanlı, daha acımasız olmak. Çünkü lig, ‘iyi oynayanı’ değil, ‘kazananı’ hatırlar ve bu takım, kazanmaya sandığımızdan daha yakın.
KAPI ARKASI FISILTILAR
⇒ Milletvekili Baki Ersoy maç sonrası yaptığı konuşmada kimlere seslendi?
⇒ Milletvekili Baki Ersoy özellikle bazı isimleri öne getirerek neyi anlatmak istedi?
⇒ Meclis’te et ve ekmek söylemi her ne kadar birilerini mutlu etse de emeklilerden tepki almış
⇒ Cadde ve sokak isimleri derken düzeltilmesi gereken teklif merak konusu olmuş