EDİTÖRÜN KÖŞESİ


Ticaret Borsasında seçim ve sorunlar

Ticaret Borsasında seçim ve sorunlar


Kayseri Ticaret Borsası seçimleri 1 Ekim’de yapılacak. Başkan Recep Bağlamış bu konuda dün basın mensupları ile bir araya geldi ve yaptıkları görüşmelerden sonra yeniden ekip olarak aday olacaklarını ifade etti. Konuşmadan önce ise göreve geldikleri günden bu yana yaptıkları çalışmaları anlatan bir video yayınlandı. Her şey buraya kadar gayet güzel.

Yapılan çalımalar, üyelere yapılan destekler, seminerler ve daha niceleri. Sadece üretim ve et piyasası konusunda alınacak yol için bazı endişelerim olduğunu buradaki toplantıda da, sorduğum iki soru ile gündeme getirmek istedim. Bu konuda Başkan Bağlamış her ne kadar Et ve Süt Kurumu ile görüşmeler yaptıklarını belirtseler de, sadece şunu belirtmek isterim ki, kırmızı et üreticileri olayın en muzdarip tarafıdır. Sadece yeme gelen zam değil, aynı zamanda tarlardaki ürüne de devlet eliyle verilen sübvansiyonlardan kaynaklı artışın yapılması, et üreticilerini çıkmazın içine soktu. Devlet bu konuda ne yapacak diyenlere, et fiyatlarını artırması gerekiyor diye cevap verilebilir, ancak bu artışın oranı ne kadar olacak buna odaklanmak gerekiyor. İşte burada devreye Ticaret Borsaları giriyor. Kayseri Ticaret Borsası Başkanı Recep Bağlamış’ta bu konuda bir açıklama yaptı, ancak bu da yetersiz gibi görünüyor. Et üreticileri ile işi ve odası dolayısıyla en çok görüşen isimlerden birisi Recep Bağlamış. Yem fiyatlarından tutunda, tarladaki ürünlerin artışına kadar gelecek olan zammın yüzde 10 seviyelerinde olacağı ifade ediliyor.  İlimizde ortalama 90-93 bandında değişen kırmızı et karkas fiyatı 102-105 bandında olursa, bu üreticiye destek mi, yoksa hala can çekişmeye devam edin mesajı mı? Onu da üreticiye sormak gerekiyor. Üretici demişken, işin bu tarafından bakıyoruz birde diğer tarafından yani tüketici tarafından bakmak gerekir. Tüketici demeyecek mi, ‘yahu ayda aldığımız bir kilo etti. Onu da mı çok gördünüz?’ diye.

Kısacası işin her iki tarafı da çıkmaz sokak. Bu konuda kim ne yapar, diye sormak yerine ülke çapında devletin gereken desteklerini artırması gerekiyor. Gerçi banka kanalıyla bir destekten söz edilse de, bunu fiilen yapanlar çok iyi biliyor ki, sadece göz boyamadan ibaret bir durumla karşı karşıya kalınıyor. Gerçek üretici besleyeceği hayvan için bile parasını düşünmüyor. Nasıl besleyeceğini ve ne yedireceğini düşünüyor. Burada devreye girmesi gereken Ticaret Borsası belki farklı bir çalışma yapabilir. Depolanan hububat veya silajlar daha ucuz yollu üreticiye ulaştırılabilir, bu da başka bir fikir…