Kayserispor’da devre arası transfer dönemi, sahadaki ihtiyaçlardan çok masa başındaki hesaplarla anılır hale geldi. Yeni transferler bir bir Antalya kampına katılıyor, teknik heyet çalışıyor, futbolcular ter döküyor. Ancak taraftarın aklındaki tek soru ‘Transfer tahtası ne zaman açılacak’? Taraftarın tepkisini anlamamak mümkün değil. Günlerdir ‘tahta açılıyor’, ‘para bulundu’, ‘sorun kalmadı’ diyoruz ama resmi adım gelmeyince doğal olarak bir güvensizlik ortamı oluşuyor. Hatta bazıları ‘daha da ileriye gidecek’ düşüncesi içine giriyorlar. Ancak son gelen haberler ve geçmişte yaşananlar, yönetimin neden bu konuda acele etmediğini biraz daha anlaşılır hale getiriyor. Kayserispor’un en büyük problemi transfer yapamamak değil, yapılan transferlerin ardından yeni dosyalarla tekrar tahta kapatma riskiyle karşı karşıya kalmasıdır. Daha önce defalarca yaşadığımız gibi ‘Hiç alacağı yok’ denilen futbolcu çıkıyor, FIFA’ya başvuruyor ve kulüp bir anda yeni bir borç dosyasıyla karşı karşıya kalabiliyor. Tahtayı açıyorsunuz, ertesi gün yeniden kapanıyor.
Bu noktada yönetimin temkinli davranmasına şahsen ben de hak veriyorum. Çünkü yarım yamalak açılan bir tahta, kulübe faydadan çok zarar getiriyor. Transferi yapıyorsunuz ama lisans çıkaramıyorsunuz. Ya da lisansı çıkarıyorsunuz, birkaç gün sonra yeni bir dosya yüzünden tüm planlarınız çöpe gidiyor. Belki de yapılması gereken en makul yol transferi bitirdiğin oyuncuları kamp ortamında hazır tut, teknik olarak adaptasyonlarını sağla ve tüm riskler minimize edildiğinde, gerekirse yarım günlüğüne bile olsa tahtayı aç ve bu oyuncuların lisanslarını tek seferde çıkar. Böylece hem sahaya odaklanılmış olur hem de ‘tahta açıldı–kapandı’ kısır döngüsünden kurtulmuş oluruz. Kayserispor artık günü kurtaran hamleler değil, sağlam ve sürdürülebilir adımlar atmak zorunda. Taraftarın beklentisi de aslında çok net: ‘Transfer olsun ama yarın yeni bir dosya, yeni bir ceza, yeni bir krizle uyanmayalım.’
Yani kısacası merakla bekleyenlere söylemi; tahta açılacaksa açılmalı, ama sağlam açılmalı. Aksi halde yaşanan her geçici sevinç, kulübe daha büyük bir fatura olarak geri dönüyor. Kayserispor’un buna tahammülü kalmadı.

