Kayserispor’da transferler, tahtanın açılması derken bir de dönüp bakıyoruz ki; ‘hiçbir alacağı yok’ denilen futbolculardan Bahoken, kulübü FIFA’ya şikâyet etmiş. İşte tam da bu noktada insan ister istemez durup düşünüyor: ‘Bu kulüpte işler gerçekten nasıl yürüyor?’
Bir süredir dilimizde aynı cümleler var; ‘borç yok’, ‘sorun çözüldü’, ‘tahta açılıyor’… Peki o zaman her ayrılan futbolcu neden soluğu FIFA’da alıyor? Neden her dosya, kulübün ismini uluslararası platformda bir kez daha tartışmalı hale getiriyor? Bu tabloyu artık tesadüf ya da münferit bir olay olarak görmenin anlaşılır bir hali yok. Şeffaflıktan söz edilen günlerde, futbolcuların alacak-verecek davalarıyla gündeme gelmesi kabul edilebilir bir durum değil. Eğer gerçekten ortada bir borç yoksa, bu şikâyetler neden yapılıyor? Yok eğer borç varsa, neden kamuoyuna farklı bir tablo çiziliyor? İşte asıl problem tam da burada başlıyor.
Allah aşkına, bu kulübün borcu var da Süper Lig’deki diğer kulüplerin hiç mi borcu yok? Elbette var. Ama her kulüpten ayrılan futbolcu FIFA’ya koşmuyor. Kayserispor’da ise bu neredeyse alışkanlık haline geldi. İş bilmezlik mi dersiniz, iletişimsizlik mi, yoksa hukuki eksiklik mi? Hangisi olduğunu artık ayırt edemez hâle geldim. Bir de işin sözleşme boyutu var. Futbolcularla yapılan kontratlar bu kadar mı zayıf? Kulübün haklarını koruyacak, olası krizleri daha masadayken çözecek güçlü bir hukuk mekanizması yok mu? Varsa neden işlemiyor, yoksa neden hâlâ kurulmadı? Aklımdaki diğer bir soru işareti. Bu durum artık ‘kabak tadı’ vermeye başladı. Kayserispor’un adı sahadaki mücadeleyle değil, FIFA dosyalarıyla anılır oldu. Üstelik bu tablo, zaten küskün olan şehrin ileri gelenlerini kulüpten daha da uzaklaştırdı. Destek çekildi, güven azaldı, soru işaretleri çoğaldı. Bugün gelinen noktada taraftarın kafasında tek bir soru var: ‘Bundan sonra ne olacak?’ Aynı senaryoyu izlemeye devam mı edeceğiz, yoksa gerçekten bu kısır döngüyü kıracak bir irade ortaya çıkacak mı merak ediyorum. Kayserispor’un sorunu sadece para ya da transfer değil. Asıl sorun güven, şeffaflık ve yönetim aklı. Bunlar düzelmeden ne tahta tam anlamıyla açılır ne de bu kulüp rahat bir nefes alır vesselam.

