Mustafa GÜRBÜZ


Onu bunu bırakın ligde nasıl kalacağız?

gurbuz@kayserigurhaber.com


Kayserispor, bu hafta deplasmanda oynayacağı kritik maç öncesinde yalnızca saha içi planlamalarla değil, kulüp içindeki dengelerle de ciddi bir ‘rot ayarı’ sürecinden geçiyor. Bu noktada ‘iç dengelerde bir yeniden konumlanma var’ desek, çok da yanlış bir tespitte bulunmuş olmayız.

Son günlerde kamuoyunda transfer politikası üzerinden bazı isimlerin hedef tahtasına konulduğunu görüyoruz. Ancak meseleye biraz daha yukarıdan ve soğukkanlı bakmak gerektiği kanaatindeyim. Zira sorumluluk zincirinin en başında, her kulüpte olduğu gibi Kayserispor’da da yönetim bulunuyor. Transferin sonucunu tartışabiliriz ama şartlarını belirleyen iradeyi görmezden gelirsek eksik bir değerlendirme yapmış oluruz.

Yönetim kurulu üyeleriyle yapılan sohbetlerde dile getirilen, sportif direktör Muhammed Türkmen’in ‘eldeki bütçeye göre futbolcu önerdiği’ yönündeki ifadeler, aslında tabloyu oldukça net bir şekilde özetliyor. Bu söylem, futbol kamuoyunun çok iyi bildiği o meşhur deyimi ister istemez akıllara getiriyor: ‘Ne kadar ekmek, o kadar köfte’

Bu noktada kimsenin sihirli bir değnekle, imkânların çok ötesinde bir kadro kurmasını beklemek gerçekçi değil. Eğer bütçe sınırlıysa, tercih edilen oyuncu profili de buna paralel olur. Asıl sorgulanması gereken, bu bütçeyle nasıl daha doğru planlama yapılabileceği ve sezon başında risklerin ne kadar doğru hesaplandığıdır.

Dolayısıyla bugün ‘şu gelecek, bu gidecek’ tartışmalarına fazlaca takılıp enerjimizi dağıtmanın Kayserispor’a bir faydası yok. Ligin geldiği noktada asıl soru gayet net: ‘Bu takım ligde nasıl kalır?’ Cevabı da transfer dedikodularında değil; birliktelikte, gerçekçi hedeflerde ve doğru yönetim reflekslerinde yatıyor diye düşünüyorum.

Kayserispor’un bu süreçte polemiklerden uzak, sorumluluğu paylaştıran ve camiayı tek hedef etrafında toplayan bir duruşa ihtiyacı var. Çünkü bugün konuşulması gereken, kimin hatalı olduğu değil; yarın bu kulübün Süper Lig’de kalıp kalamayacağıdır. Bu sorunun cevabı, herkesin elini taşın altına koymasıyla mümkün olacaktır vesselam.

 

KAPI ARKASI FISILTILARI

⇒Bir kooperatifin başkanı ve şirketin genel müdürünün toplantıda birbirlerine söyledikleri şehrin ana konusu oldu…

⇒Kayseri’de mobilyacıların bazıları İstanbul’dan sonra Kayseri’deki fuar için ‘çok yoracak’ demeye başlamış…

⇒Meyve veren ağaç taşlanır misali başarılı bir akademisyenin temsil ettiği kurumdaki başarı çıtasını bir hayli yükseltmesi o koltukta gözü olanları kara kara düşündürmeye başlamış… 

⇒İktidar ve muhalefet sosyal medya üzerinden birbirine salvo yapsa da söz sırası 70’lerin hababam sınıfı replikleriyle muhalefete gelmiş…

⇒Oda başkanlıkları için her kafadan bir ses çıksa da son nokta yine eski bir birlik başkanından gelmeye devam etmiş…