Zerrin Karabulut


Merhaba gelecek

Zerrin Karabulut


Sevgili okurum, sizlerle yine buluştuğum için mutluluk duyuyorum. Bu yazımda biraz da gelecekten beklentilerimizin bizlerin nasıl zihnimizi meşgul edip gereksiz kaygılarla başa çıkabilir miyiz, bunun bir yöntemi var mı konusuna değineceğim.

Gelecekte olmasını istediğimiz bir konu üzerinde birçok fikir oluştururuz, güvendiğimiz insanlarla istişare yaparız ama ya olmazsa endişesini bir türlü kafamızdan atamayız, uykularımızı kaçıracak derecede olumsuz düşüncelere dalarız.

Öyle ya da böyle birçok badirelerden geçerek belli bir yaşa geliyoruz. Bizi üzen olayları düşünerek, yıllarca boşa harcanılan zamanlarımız oldu, bu durumları fiziksel ve ruhsal sağlığımızı etkileyecek kadar ısrarla, zihnimizde hep aynı kişi ya da kişilerle kavga ettik durduk. Değiştiremeyeceğimizi bildiğimiz halde yaşanmış durumların, keşkekleriyle pişmanlıklarıyla kızgınlığıyla geldi geçti kıymetli vaktimiz.

Biz bu konuların kaygılı düşünceleriyle yorulmaya devam ederken maalesef sadece ve sadece kendimize zarar veriyoruz aynı zamanda hiç kimsenin verilen bu mücadeleden haberi dahi olmaması manidar değil mi?

Gelecekle ilgili plan yapmak hedef belirlemek insanı ayakta tutar, rahatsızlık verecek olan şey ise acele etmek daha olmamış olaylara negatif senaryolar yazarak imkânsız olduğuna kendimizi inandırmak. Hem zihin karmaşasına hem de çekim yasasını çalıştırmaya sebep olabilir. Emek verdiğimiz hiçbir çaba karşılıksız kalmayacaktır, teslimiyet olur da bakış açımızı da değiştirirsek süreç kolaylaşır ve daha sağlıklı kararlar alabiliriz.

Sorularınız için zerrinkarabulut8@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.