https://www.istikbal.com.tr/marka/tinyhouse

Fatih Mehmet Akbeyaz


KORONA VİRÜSLE MÜCADELE İÇİN TEDBİR ŞART

Dünyada şu sıralar en çok konuşulan konu sanırım korona virüs ve bu virüsten kurtulmak için yapılan çalışmalardır.


Dünyada olduğu gibi ülkemizde de son aylarda bu virüsün artış göstermesi, beni tedirgin etmeye devam ediyor. Her ne kadar yılın ilk aylarında bazı tedbirler alıp da bu virüsün üstesinden gelemeye çalışsak da, yaz döneminde alınan bazı kararlarla tedbirlerin esnetilmesi halk arasında bir vurdumduymazlığa neden oldu. Bu yüzdendir ki, şu sıralar virüs patlaması yaşıyoruz. Ülke çapında en tehlikeli iller arasında yer alıyoruz. Mahallelerden gelen karantina haberleri korkumuzu daha da büyütüyor.

Ben çeşitli vasıtalarla Çin’e gider gelirdim. İlk gidişim 2005 yılında gerçekleşmişti. O sıralar da bir iş ziyareti için Wuhan Eyaleti’ne gitmiştim. Dışarıda dolaşırken dikkatimi çeken, insanların ağızlarında maskelerle gezmesiydi. İlk sıralar bu insanları görünce kendi kendime; ‘Bu insanlar hastalıklı, pek onlara yaklaşmamalıyım’ dedim.  Şimdilerde anlıyorum ki bu insanlar, maskeleri hastalık bulaşmasın diye takıyorlarmış. İşte bizde bu beladan kurtulmak istiyorsak yetkililerin açıklamalarına uymalı, gereken tedbirlerin hepsine riayet etmeliyiz. Maske, mesafe ve temizlik konusunu hafife almamalıyız. Özellikle ellerin yıkanması ve temizlik olmazsa olmazımızdır. Aşı ve benzeri tedavi yöntemleri bulunana kadar herkesin tehlike altında olduğunu bilmeliyiz. Sadece kendimiz değil, aile bireylerimiz ve çalışma ortamındaki arkadaşlarımızın da bu tedbirlere uymalarına dikkat etmeli hatta onların da kontrollerini yapmalıyız.

Bakınız ülkemizde düğün, nişan vb. kalabalıkların bir araya geldiği toplantıları serbest bırakınca, tablo ne kadar korkutucu bir boyut halini aldı. Devlet keşke bu gibi organizasyonları serbest bırakmasaydı. Daha düne kadar insanlar sokakta düğün yapıyor, kol kola halay çekiyorlardı. Sanki hastalık yokmuşçasına davranıyorlardı. Ne oldu peki? İşte ülkede en fazla hastalığın olduğu ilk iller arasında yer almamıza neden oldu. Bir an önce yasakların artması hatta okulların açılıp açılmayacağının tartışıldığı şu günlerde, uzaktan eğitim için kafaların yorulması daha doğru olacaktır. Ben ki, çocuklarımı okullar açık deseler bile, ilk ay göndermeyi düşünmüyorum. Böyle tehlikeli boyuttaki durumu ancak yasaklarla alt edebiliriz. Bu yüzden önce tedbir sonra kurallara uyalım…