Süper Lig’de oynanan Gençlerbirliği deplasmanında alınan skor bir kenara maçın içinde yaşanan gelişmeler, sonucun önüne geçmesini bildi. Bu maçın asıl konuşulan başlığı sahadaki oyundan çok, hakem yönetimi ve iptal edilen gol diye özet geçebiliriz. Özellikle ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayılan gol, sarı-kırmızılı camiada ‘hak gaspı’ tartışmasını beraberinde getirdi. Kulüp yönetiminin kamuoyuna yaptığı açıklama ise alışılmışın dışında netlikteydi. Sert ama ölçülü, duygusal ama gerekçeli bir metinle federasyona ve kurullara mesaj verildi. Bu yönüyle açıklama, yalnızca bir maçın tepkisi değil; birikmiş bir rahatsızlığın dışavurumu gibiydi. Bu ses daha önce yükseltilseydi acaba tablo farklı olur muydu?
Türk futbolunda hakem hataları yeni değil. Ancak hatalara verilen tepkiler çoğu zaman maçın sıcaklığı geçince unutuluyor. Kayserispor cephesinde de geçmiş haftalarda yaşanan tartışmalı kararlar olmuştu. O dönemlerde yükselmeyen ses, bugün daha gür çıkıyor. Bu da ister istemez ‘geç kalınmış bir refleks’ yorumlarını beraberinde getiriyor. Futbolda algı yönetimi en az saha içi performans kadar etkili. Kulüpler haklarını savunmadığında, zamanla o sessizlik normalleşiyor. İşte asıl kayıp burada başlıyor.
Yeni teknik yapılanma sürecine giren Kayserispor’da takımın sahada verdiği mücadele aslında umut vericiydi. Ancak iptal edilen gol ve hakem kararları, oyunun önüne geçti. Oysa tartışılması gereken; takımın oyun planı, direnci ve ligde kalma mücadelesindeki kararlılığı olmalıdır. Yeni bir teknik ekiple yola çıkan temsilcimizde saha içinde kararlı bir oyuncu grubunu görmek beni fazlasıyla heyecanlandırdı.
Yaşanan tartışmalar ve kulübün refleksinde en büyük sorumluluğun elbette federasyon ve hakem kurullarında olduğunu unutmamalıyız. Kulüplerin hak kaybı yaşamayacağı bir sistem inşa edilmedikçe bu tartışmalar bitmez. VAR sistemi hataları azaltmak için var; yeni tartışmalar üretmek için değil. Kayserispor yönetiminin açıklaması umarız bir defalık bir çıkış olarak kalmaz. Aynı kararlılık ilerleyen haftalarda da sürdürülürse, bu sadece Kayserispor’un değil Anadolu kulüplerinin ortak sesi olabilir.
Kayserispor bu çıkışı ile hakkını arıyor. Ancak bunun etkili olabilmesi için süreklilik şart. Çünkü futbol hafızası kısa ama adalet arayışı uzun solukludur. Önümüzdeki haftalar yalnızca puan tablosunu değil, bu sesin ne kadar sürdürülebilir olduğunu da gösterecek. Eğer bu çıkış devam ederse, belki de asıl kazanım sahadaki üç puandan çok daha değerli olacak.
KAPI ARKASI FISILTILAR
⇒ Kayserispor’un iptal edilen golü için siyasiler de devreye girerek federasyon nezdinde seslerini yükselteceklermiş…
⇒ Siyasilerin alternatif iftar programlarında bu sefer de ‘resim asarsın, asamazsın’ tartışmasının ateşlendiği bir yarış başlamış…
⇒ Kayseri meydanında yeni dönem için nasıl bir çalışmanın yapılacağı merak edilse de yöneticilerin ‘Kent Estetik Kurulu’ nedeniyle bir çalışma yapmayacakları ifade ediliyormuş…
⇒ İlimiz siyasileri, yeni otoyol projesinden sonra bu sefer de Karadeniz’den başlayacak olan ve Akdeniz’e gidecek olan yol projesinde köşede kalmamak için düğmeye basmaya hazırlanıyorlarmış…

