Yukatel Kayserispor’da yeni yönetimin nur topu gibi bir evladı daha oldu. Bitmek bilmeyen borçların üstüne bir yenisi daha geldi. Deniz Türüç’ün yetiştirme bedeli adı altında Hollanda’daki kulübüne ödenmesi gereken ancak bizim yöneticilerimizin farklı yöntemlerle bu oyuncuyu İstanbul’a göndermeleri ne yazık ki CAS’tan dönmüş. Dönen bu dava da katmerlenerek kulübün hanesine borç olarak kayıt edilmiş. Hani onun borcu mu, yoksa bunun borcu mu diye düşünenler vardı ya onlara sorasım geliyor. Yahu iyi hoş da bu kadar borç benim mi?
Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi borcun nereden veya kimden geldiğinden daha çok şimdilerde nasıl ödenecek derdine düşen Ali Çamlı ve ekibi. Daha öncesinde bu denli bir borç sarmalı olmamıştı. Ne yazık ki ekonomik gelişmeler ve paranın zor bulunması yönetimin elini kolunu bağlıyor. Emanet olarak bile para verenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Şimdilerde transfer yasağı denen illetle uğraşırken, bir de Deniz Türüç davasından gelen ceza, her şeyin tuzu biberi oldu. CAS’tan dönen davaya göre hakim borcu ikiye katlamış, bir de yasal faizi üstüne bindirmiş ve katmerli bir şekilde al sana bir borç daha demiş. Yaklaşık 400 bin Avro kadar bir borçtan bahsediyorum. Aslında futbolcunun kulübüyle yapılan anlaşmaya göre verilmesi gereken 150 bin Avro paraydı. Ama yapılan işlem ve sonrasında ortaya çıkan borç yönetime bir kambur daha dedirtti. Şimdi bu borç kulübün mü yoksa hangi başkan zamanında yapıldıysa onun mu diyeceğiz. Ne dersiniz?

