Yaşanan deprem felaketinden sonra nihayet normal yaşantıya dönülmüş oldu. Psikolojik olarak felaketin yaşandığı yerlerdeki insanların yaşadığı afeti konuşmaya bile gerek yok. Ancak diğer bölgelerde de sarsıntıların durmadan hissedilmesi günlük yaşantıdan insanların uzaklaşmasına ve her yerde deprem konulu konuşmaların ön plana çıkmasına neden oluyordu. Bu da tabi ki depremi hissedenleri psikolojik olarak etkilerken bazı insanlara da travma yaşatabiliyordu. İşte tüm bunlardan uzaklaşmış ve saha içinde koşan futbolcuların mücadelesine odaklanılmış bir 90 dakikalık zaman dilimini daha geride bıraktık. Giresun’da oynanan ancak ilk yarıda yarı saha şeklinde geçen maçta temsilcimiz maçı kazandı kazanmasına ancak performans ve ortaya konan zaman zaman düşündürmesi dersem yalan söylerim. Rakibin özellikle ikinci yarının başında kalemizde bulduğu pozisyon sayısı beni ürküttü ancak bizim futbolcuların pek umurunda değil gibiydi. Yediğimiz golde bile defansın kalabalık olmasına aldırış edilmemesi ve Bilal’in kapattığı yerden golü kalesinde görmesi eleştirilecek bir konuydu. Hele bir de ikinci golün sahibi olan Thiam’ın harcadığı ve resmen maçın son anlarında topu kaleye gönderebilse Giresun’un fişini çekeceği dakikada bile sonuç gelmeyen ataklar bize son anlarda ecel terleri döktürdü. Aslında maç öncesinde Kayserispor’la ilgili aklımda bazı şüpheler vardı. Hani ne kadar iyi performans olsa da bir ara verdiğimiz zaman bizim futbolcularda bir değişim oluyordu. İşte bu sefer de böyle olacak mı demekten kendimi alamadım. Tüm bu düşünceler altında oynanan futbol sonucu istediğimiz sonucu almış olduk. Ancak bu maçta o kadar çok kart çıktı ki bundan sonrasındaki haftalarda daha dikkatli olunması gerekiyor. Bu arada sahi Mensah nerede? Hafta içinde bazı sıkıntılar olmuştu. Sonrasında bu sıkıntılar çözümlenmedi diye ifade edilmişti. Hala kendine gelemedi mi?

