Geri sayımın başladığı şu saatlerde temsilcimizin sahasında Başakşehir karşısında ne yapacağını sorgulamaktan ziyade, bu maça tüm Kayseri olarak nasıl sahip çıkmamız gerektiğini konuşmanın daha anlamlı olduğu kanaatindeyim. Çünkü Kayserispor sadece 90 dakikadan ibaret bir futbol takımı değil; bu şehrin hafızası, ortak sevdası ve en güçlü markasıdır.
Her fırsatta ‘Kayserispor bu şehrin en önemli markasıdır’ diyen bizler, iş tribünleri doldurmaya geldiğinde aynı kararlılığı gösteremiyorsak, önce kendimizi sorgulamalıyız. Takım sahada mücadelesini verirken, tribünlerin sessizliği bu armaya yakışmaz. Bugün yapılması gereken şey, skora odaklanmadan önce birlik olup kenetlenmektir.
Bu noktada MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy’un bu hafta da yine örnek bir davranış sergileyerek 3838 bileti taraftara hediye etmesi ayrıca takdiri hak ediyor. Bu hassasiyet, Kayserispor’a verilen değerin somut bir göstergesidir. Ancak altını çizerek ifade etmek gerekir ki; Kayserispor’a verilen destek, sadece isimler veya makamlar üzerinden okunmamalıdır.
Şimdiden belirtmek isterim ki hâlâ bekleyen, mazeret üreten ya da alınacak sonuca göre tavır belirlemeye çalışanlara verilecek en net cevap, dolu tribünler ve güçlü bir destek olacaktır. Çünkü Kayserispor bu şehirde siyasetin de isimlerin de çok üzerinde bir değerdir. Bu gerçek, kimsenin aklından çıkmamalıdır.
Dün bu takıma emek verenler vardı, bugün var, yarın da olacaktır. İsimler değişir, görevler biter ama Kayserispor kalır. Bize düşen görev ise oldukça net: ‘Var olduğumuz sürece bu takımın daha üst sıralarda yer alması için koşulsuz destek vermek’
Sonuç ne olursa olsun, Kayserispor’un yanında olmak bu şehrin ortak sorumluluğudur. Tribünler dolduğunda, sesler birleştiğinde ve şehir tek yürek olduğunda, sahadaki mücadelenin de karşılığını mutlaka alacağız. Çünkü Kayserispor, Kayseri’nin ortak vicdanıdır.

