Mustafa GÜRBÜZ


İlk hafta Altay karşısında paramparçayız

Sezonun ilk maçı dedik ve nefeslerimizi tutup maçın başlama saatini beklemeye başlamıştık.


Maçın başlaması ile birlikte ortaya konan futbol, ilk dakikalarda beni umutlandırdı. Sahanın her tarafında olmaya çalışan futbolcular, bir türlü rakibin ceza sahası içinde çoğalamadılar. Daha maçın başında kendisine çok güven gelmiş olan Doğan Alemdar, kale önünde rakibi çalımlayım derken, kalesinde golü gördü ve tüm olumlu düşüncelerimi ve umutlarımı yok etti. Hani hep söylüyorum ya, bir futbolcuya ne kadar çok şöylesin veya böylesin dersen, bizim adamlarımız ne yazık ki bu taltiften bir şey anlamıyor. Sadece anladıkları ayaklarının yerden kesilmesi oluyor. Doğan da ne yazık ki öyle olmuş. Geçen sezon kalede durduğu anlar, bu sezon başında yurt dışına şöyle satarız, böyle isteyen var dediğimiz Doğan ne yazık ki çoktan havalara girmiş. Bir balon oluşturmak üzere kurgulanmışız ve saha içinde bu kadar çok kendine güvenen futbolcuların yaptığı hataları yaparak rakibin eline koz vermiş olduk. Rakibin ilk yarıda kalemize geldiği sayılı pozisyon olmasın rağmen, maşallah fileye gönderemedikleri top da yok gibi. Millet nasıl her yerden vurduğunu gol yapan forvet buluyor da, biz hala ya sabır diyerek tespih çekiyoruz anlamakta güçlük çekiyorum.

Bizim defansın kurgusunu anlayan var mı? Adamların ceza sahamıza her geldiği anda yüreğim ağzıma geldi. Bu Yalçın Koşukavak’ın diziliminden anlayan varsa bir zahmet anlatsın. Hazırlıklarda en iyi taraf defans derken, rakibin iki yabancısı defansımızı hallaç pamuğu gibi savurdu. Bu kadar bozuk bir kurgu ve ilk haftada yaşadığımız parçalanma ne söylesem az olur.

Neden hep ilk hafta da hüsran yaşayan bir takım oluyoruz bilen var mı? Ceza sahasına girmekte yaşadığımız zorluğu anlatamam. Üç sezondur hala ceza sahasına giremeyen bir ekibiz. Bu teknik adamlar sanırım hiç bu konuda kafa yormuyorlar. Bir de daha önce de belirttiğim gibi defansın bu kadar kötü olması acaba benim suçum mu? Yalçın Hoca beni ilk haftada yanıltmadın ve fiyasko yaşayan bir takımı sahaya sürdün. Sana ne desem şu anda hepsi havada kalır buna inan…