Vefâ, bir kimsenin her türlü söz ve eyleminde doğruluğu esas alarak hareket etmesi, sözünde durması, emanete riayet etmesi, bir işi tam ve kusursuz olarak yerine getirmesi anlamına gelmektedir
Vefa, kadir kıymet bilmek, zor zamanları beraber aşmak, içten bağlılık, güçlü dostluk, sevdiklerimizin sevinciyle sevinmek, acı ve üzüntülerini paylaşmaktır.
Arapça’da vefa sözcüğü, verilen sözü yerine getirme, sevgide süreklilik, bağlılık ve sadâkat gibi anlamlar ifade eder.
Vefası olmayanın sevgisine, dostluğuna, verilen sözüne ve yapılan sözleşmesine de güven duyulmaz.
Hz. Mevlâna, “Vefaya yemin olsun ki…” ibâresini kullanarak onun, üzerine yemin edilecek vefanın yüce bir duygu olduğunu bize öğretmeye gayret etmiştir.
Vefa fedakârlık, samimiyet, dürüstlük gerektiren, insanın yüreğinde hissettiği yüce ve asil bir duygu, üstün bir ahlaktır.
Vefa, inandığı değerler uğruna “anadan, yardan, serden geçmek, sevgide, dostlukta, aynı düşünceleri birlikte yaşamak, düşmanlığı, kini yok etmektir.
Vefa, hem maddi ve hem de manevi açıdan, sevgi, övgü, güven ve mükâfat kazandıran yüce bir değerdir. Bu da sabır gerektirir “Kalem yazdı, mürekkebi kurudu” sözünün manası, cefa ile vefa birdir demek değildir.
Vefalı insan, kendisine yapılan iyilikleri unutmayan, minnetle anan, yeri geldiğinde fazlasıyla karşılık vermeye çalışandır.
Vefalı insan, beklentisi olmayan, çıkar gözetmeyen, hata yapıldığında dostunu yalnız bırakmayan, içindeki güzel duygularla bütünleşendir.
Vefasızlık köpekten de aşağı olmaktır. Köpeğe bir kapıdan bir lokma ekmek verilse o kapıya bağlanır, kapıya bekçi kesilir. Ona eziyet edilse yiyeceği lâyıkıyla verilmese bile o kapıyı bırakmaz, başka bir kapıya gitmez.
Gerçek sevgi doğruluktan, vefadan ibarettir.Vefa, sevgiliye ayrı bir tat katar
Mevlâna, Mesnevî’de vefasızlığı sıkça yermekte, onu köpeklerin âdeti hatta onların âdetinden de aşağıda görmektedir: “İnsan; yılana, akrebe ne yaptı ki onlar, daima insanı sokmak öldürmek isterler” diyor.
Kararsız ve sadakatsiz sahte sevgili de vefasızlıktırdır. Kadir-kıymet bilmez, nankörler vefasızlık örneği sergilerler. Yalancı, fırsatçı adam, her an yeminini bozar. Düşük karakterliler de kendilerine iyilik edene kötülük, aksine cefa edene de vefa gösterirler.
Mevlâna, son olarak “manasız söz’ün de vefasız olduğu, ondan vefa umulmayacağını” söyler. Zira mânasız söz, su üstüne yazılan yazı gibidir; eğer kişi ondan vefa umarsa pişman olur” demektedir.
Vefasız insanlar dünya hırsı, geçim telaşı, doyumsuzluk olarak gösterilmektedir.
Vefayı cefaya dönüştüren ikinci etken, aptallık ve cahilliktir. “Çünkü akıllıdan bir cefa gelse o cefa, cahillerin vefasından daha iyidir. Bundan dolayı Peygamber (sav), “Akıllının düşmanlığı, cahilin sevgisinden yeğdir” buyurmuştur.”
Vefa, sevgide, dostlukta, bağlılıkta kararlılıktır. Vefa, hem maddi hem de manevi açıdan, sevgi, övgü, güven ve mükâfat kazandıran yüce bir duygudur.
Vefa, karı-koca, ana-baba, evlatlar arasında sağlıklı yaşanırsa bu ailenin özünde mutluluk ve huzur olur.
Vefa eğer siyasetçilerde ve yöneticilerde olursa, o ülkede birlik, beraberlik kardeşlik duyguları, adalete güven, devlete sadakat, manevi değerlere bağlılık artar, “kurtla kuzu bir arada yaşar” ve her şey çok güzel olur diye düşünüyorum,
______________
1 TDK Türkçe Sözlük, Ankara, 1988, C. II, s. 1555; Ayverdi, İlhan, Misalli Büyük Türkçe Sözlük, İstanbul, 2006, C. III, s. 3308-3309.

