Nasuh Durmaz


Dereli ve Ayancık'taki sel felaketi

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın uyarıları ışığında; Dereli ve Ayancık'taki sel felaketinden alınması gereken dersler


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 18 Ağustos 2021 tarihinde Kanal 7’deki ortak yayında mealen;

"Belediye Başkanlığımdan beri dere yataklarına yerleşilmesine ve yüksek katlı mimariye hep karşı çıkarak sürekli söylemişimdir; sakın ha dere yatağına konut yapmayın, sakın ha dikey mimariye tevessül etmeyin, aşırı yüksek binalar yapmayın...”

O halde 20 yıldır Recep Tayyip Erdoğan'ı dinlemeyerek bu felaketlere yol açan sorumluların hem hukuken hem siyaseten hesap vermesi gerekmez Mİ?

Bu söz dinlemememin sonucunda meydana gelen bu büyük felaketlerin bir bedeli yok mudur.?

Dereli ve Ayancık örneğine gelirsek "eğer ders alınmazsa tarih tekerrür den ibarettir."

Dereli örneğini anlatmaya gerek yok. Fotoğraf ta zaten görüyorsunuz. Sel felaketinde yıkılan evlerin yerine yapılan yeni binalarında daraltılmış dere yatağına yapıldığı açıkca görülüyor.

Ancak Ayancık konusu anlayana ders niteliğinde bir örnek .

Zira, Kastamonu, Bozkurt ilçesinden sonra selden en fazla can kaybı ve maddi hasar olan, Ayancık eskiden Kastamonu'ya bağlı iken Cumhuriyetin başında Sinop il olunca Sinop'a bağlandı. Cumhuriyetin ilk sanayi tesislerinden biri bu ilçede kuruldu. İlçe zengin orman yataklarına sahip olduğu için 1926 da Belçika ve Alman 2 ortak ilçede bir kereste fabrikası kurmak ister ve gerekli izinler verilir. Yapılan anlaşmaya göre Devletin izin verdiği ağaçlar kesilecek kesilen ağaçların fabrikaya taşınması için havai hat (Teleferik) ve dekovil (Dar tren hattı)yapılır. 90 Km.lik bir hat yapılır. Dağda kesilen ağaçlar işlenmek üzere trenle Ayancık'a taşınır işlenir yurt içi yurt dışına pazarlanırdı.1940’lı yıllarda bu tesis millileştirilir ve bir süre Orman Genel Müdürlüğü işletir. Bir çok dağ köyünde oturanlar hem taşımacılıkta hem de fabrikada iş bulur. İlçe göç alır büyür. Köylüler trenle ilçeye gelir alış veriş yapardı. Ancak 1980’lerde bu fabrika özelleştirme kapsamına alınır özelleşir ve  özelleşen tesislerin çoğu gibi bu da kapanır. İlçe göç vermeye başlar. 

Söz konusu fabrika

İlçe de açıldıktan sonra göç almaya başlayan Ayancık çayı kanal içine alınır ve yatağı daraltılır. Böylece dere yatağına evler yapılır. Bir taraftan da ağaç kesimi devam eder ve çay kıyısına tomruk deposu kurulur. Yağış çok olunca önce depodaki tomrukları sürükler. Bu da ilçede felakete davetiye çıkarıyor.

Takdir ve yorum sizin .