Erciyes Dağı uzun zamandır yerli ve yabancı turistleri bekleyen bir değer. Lafla değil, emekle her gün yeni bir çalışmanın yapılarak büyütüldüğü bir yer. Yıllarca çabalama sonucunda pist, tesis, altyapı gibi önemli yapılar takip edildi ve yapıldı. İşte tüm bunları yakından takip eden birisi olarak söylüyorum; burası ‘tesadüfen’ bu noktaya gelmedi. Açılan yeni pistler, yapılan yatırımlar, uluslararası organizasyonlar… Hepsi ciddi bir emeğin ürünü diye belirtmekte bir sorun görmüyorum.
Ama gel gör ki bizde neyin konuşulacağına emek değil, şov veya algı durumu karar veriyor. Birkaç gündür ilimiz kamuoyunda gündem: ‘Falanca telesiyejden düştü mü, sarktı mı, kalktı mı?’ Gerçekten sormak gerekir: ‘Biz ne ara bu kadar ciddiyetsizleştik?’
Emniyet bandı, demir bariyer, yan koltukta iki insan… Buna rağmen bir kişinin aşağıya sarkması normal bir durum değil. Bu bir kaza değil, bu bir tercih. Ve bu tercihin görüntüye alınması, izleyenlerin ‘aman ne oluyor’ demek yerine kameraya sarılması da başka bir toplumsal arızanın göstergesi.
İnsan düşerken ilk refleks ne olur?
Yanındakiler kolundan tutar, çekmeye çalışır.
Ama burada ne görüyoruz?
Biri çekiyor, biri izliyor, biri çekim alıyor.
Çünkü belli ki beklenti var: ‘Bir şey olsun da izlenelim’
Bu ülke kartopu atan telesiyej yolcularını da gördü. Hatırlayın. O gün ‘şaka’ denmişti, bugün ‘goy goy’ deniyor. Ama iş ciddiye binince birden düğmeye basılıyor. Sonra ne oluyor? ‘Vurulması gereken bir belediye ya da turizm merkezi’ söylemleri. Muhalif siyasetçilerden, sosyal medya ‘kahramanlarına’ kadar top yekûn bir saldırı başlıyor.
Kimse dönüp şunu sormuyor:
— Bu adam neden böyle bir harekete girdi?
— Bu görüntü neden çekildi?
— Bu bir güvenlik zaafı mı, yoksa bilinçli bir şov mu?
Hayır… Çünkü mesele gerçek değil, mesele köpürtmek. Birileri ‘goy goy yapıyoruz, nereye varacak’ diye soruyor, birileri dramatize edip ağlamaklı cümleler kuruyor, birileri de her zamanki gibi fırsat bu fırsat deyip siyasi hesap kesiyor.
Ama ortada basit bir gerçek var: Bu şehirde yapılan onca yatırım, verilen onca emek; bir kişinin sorumsuzluğu ve kalabalığın iştahıyla harcanamaz.
Erciyes, sosyal medya şovlarının fonu değildir. Telesiyej, izlenme uğruna sarkılacak bir oyuncak değildir. Ve her olay, belediye dövmek için bulunmuş bir sopa da değildir.
Biraz akıl, biraz vicdan, biraz da samimiyet…
İnanın çok şey kurtarır. Ama biz ne yapıyoruz? Şov izliyoruz. Alkışlıyoruz.
Sonra da ‘neden bu ülke ilerlemiyor’ diye soruyoruz. Cevap tam da o telesiyejde sallanan görüntünün içinde.
KAPI ARKASI FISILTILAR
⇒Doktorlar artık ‘yeter’ diyor. Kimisi kamuoyu baskısından kimisi ise haklarında çıkan söylentilerden. Gerçek hangisi?
⇒İlimizde hukuk anlamında son mercii olan yer için beklentilerin hızlı olmaması bu yere olan güveni de sarsıyor
⇒Ekonomik olarak zor günler yaşayan hangi iş adamları kredi ve finans konusunda farklı kapıları çalıyor?
⇒Yaklaşan Ramazan ayı öncesi hesaplar yapılmış ve Kayseri kamuoyunun yakından tanıdığı isimler kararını vermiş

