EDİTÖRÜN KÖŞESİ


Bakan Özhaseki toplantıda neler dedi neler?

Bakan Özhaseki toplantıda neler dedi neler?


Siyasette yeni oluşumlar ve ilimiz özelinde Bakan Mehmet Özhaseki’nin çalışmaları derken aslında hafta sonunda hem iş dünyasına hem de siyaset dünyasına toplu bir yemekte bir araya geldi. Aslında burada Bakan Özhaseki’nin ‘hayırlı olsun’ için geleceklere bir nevi yerine kabul diyebiliriz. Bu organizasyonda dikkatimizi çeken birçok konu başlığı var. Kalabalığın kısa sürede burada yer alması sevindirici ancak bazı durumların göze battığını belirtmek isterim. Bunu da eleştirmek için değil yanlış anlaşılma olmasın diye düşündüğüm için burada ifade edeceğim. Özellikle yapılan konuşmalardan tutun da protokol olarak ayrılan masada yer alan isimlere kadar birçok konu başlığını burada ele alabiliriz. Hani rahmetli Veli Altınkaya’nın dediği gibi ‘Goministlik yapma Mustafa’ diyenleriniz olacaktır ama bazı bölümleri burada sizlerle paylaşmak isterim. Mesela öncelikle yapılan organizasyonda yer alan protokol masasını. Yani burada yer alan masada Bakan Bey oturacak. Onun yanında ise kimler oturacak diye acaba çok düşünmüşler mi? Bazı ilçelerin belediye başkanları ayrı masalarda oturmak zorunda kaldılar. Hatta bazıları oturma düzeninde yerleri olmadığı için sonrasında araya bazılarını girdirerek bu masaya geçtiler. Ne diyeyim daha çok göreceğimiz olay var demek ki. Masa düzeni konusunda halkın oyları ile seçilmiş ilçe belediye başkanlarının bu masada olmasını beklerdim. 

Gelelim konuşmalara. Memduh Başkan kısa sürede bir böylesi organizasyonla bir araya geldiklerini bazı aksamaların olduğunu belirterek aslında kendisi de bu durum için bir açıklama getirmiş oldu. Sonrasında ise kürsüde Bakan Özhaseki’nin konuşmaları başladı. İlk olarak helallik alarak ve haklarını helal ederek konuşmasına başladı. Yapılacak çalışmalardan aklında bazı fikirler olduğunu ve bunu Bakanlar Kurulu’nda anlatacağını sonrasında ise kısa zamanda depremzedelerin evlerine kavuşacaklarından bahsetti ve alkışlar aldı. Konuşmasını ilerletirken iki hadis anlatarak işi prensiplerine getirdi. Bir tanesi cennetlik olan bir sahabeden bahsederken, bir diğerinde ise yok olan bir kavimden bahsetti. Bu kavim içinde bir de iyi olan var denilse de, kötülüklere yüzünü ekşitmediği ve karşı durmadığı için bu kişinin de kurtarılacak kişiler arasında olmadığının belirtildiğini anlattı. Yani anlayacağınız toplantıda yer alanların birçoğu alması gereken hisseyi aldı diye düşündüm. 

Konuşma bitti derken bir de baktım ki ‘sırtımdaki yaralar’ dedi. Bakan Özhaseki. Acaba o da ne? ‘Sırtımdaki yaralar, sırtım delik deşik’ dedi ve salonda bir sessizlik oluştu. Bakan Özhaseki konuşmasında şöyle ifade ediyor: “Arkadan söylenenler, dedikodular, gıybetler, iftiralar. Sonra sizin olduğunuz yerde yüzünüze gülerken arkadan el sallayarak envai çeşit söz söyleyenlerin hepsini de duyuyorsunuz. Allah şahit herkesi affediyorum, hiç önemli değil. Bunu niye anlattım? Vallahi içimden geldi. Sırtım delik deşik, eğer arkamdan söylenenleri kamyona koysanız herhalde 15-20 tırla yürümem lazım. Gördüğümüz kardeşliklerden, kötülüklerden ama dediğim gibi hiçbirimiz de birbirimize kin tutmayalım, haset etmeyelim önümüze bakalım devam edelim.” 

İşte bu söylemlerinin ardından bir de Urfalı şairin şiirini kendisi için okudu: “Biz zaman bağının baharını da gördük, hüznü de gördük, nece rüzgarları üzerimizden geçti, gam rüzgarları da geçti üzerimizden. Mevki sahibi olunca sakın ki zafer sarhoşu olma, o sarhoşluktan sonra mest olup sabah kalkınca baş ağrısıyla çırpınanları da gördük.”

İşte bir hafta sonu ve yapılan konuşmaların kısa bir özeti daha ne denir ki?..