Nasuh Durmaz


2023 seçimlerine doğru anketlerin dilinden uyarılar

8 Eylül 2021 yazılı basın haberlerine göre Konsensüs ve Optimar’ın 22- 30 Ağustos ayı anketlerinde birbirinden farklı sonuçlar var.


Şöyle ki; Konsensüs’ün anketinde yüzde 40,2’yle işsizlik birinci sırada yer alırken onu yüzde 35,8’le hayat pahalılığı ikinci sırada takip etmektedir.

Optimar’ın anketinde ise yüzde 40,9’la ekonomi ilk sırada gelirken, 12,5 le işsizlik üçüncü sırada yer almaktadır.

Bu sonuçlardan da anlaşılacağı üzere işsizlik ve ekonomik sıkıntılar Vatandaşların en öncelikli sorunları arasında yer almaktadır.

Metropoll Araştırma, seçim sonuçlarında en etkili seçmen grubu olan dar gelirlilerle yaptığı anket sonucu yayınladı.

Ankette aylık geliri 3 bin TL ve altı olan seçmenler dar gelirli olarak kabul edildi. 2020-2021 yıllarında üçer aylık periyotlar halinde yapılan ankette, seçmenlere “Bu pazar seçim olsa oy tercihiniz hangi partiden olur?” diye soruldu.

Buna göre 2020 Ocak-Şubat ayında dar gelirli seçmen oyu yüzde 33,6 olan AKP, 2021 Temmuz-Ağustos’ta yüzde 29,2’ye geriledi ve böylece 20 ayda yüzde 4,4 oy kaybetti. AKP’nin Cumhur İttifakı ortağı MHP’de ise yükseliş gözlemlendi. MHP’nin dar gelirlilerde 2020 Ocak-Şubat’ta yüzde 8 olan oyunu yüzde 10,4’e yükselttiği görüldü.

Ankette Millet İttifakı ortağı İYİ Parti’nin 2021 Temmuz-Ağustos’ta Ocak-Şubat 2020’ye göre oylarını yükselttiği görülürken, CHP’de düşüş gözlemlendi.

(10 Eylül 2021 Veryansın tv)

Son dönemlerde AK Parti'ye yakın gazetelerde de bu konuda aynı görüş ve düşünceler dile getirilmeye başlanmıştır.

"Bence 2023’e giderken en acil sorun bu. Seçimlere giderken AK Parti, muhalefeti değil, ekonomi partisini dikkate almalı.

Okulların da açılmasıyla birlikte hayat pahalılığı en önemli sorun haline geldi. Yakıcı bir soruna dönüştü. AK Parti’nin rakibi ne CHP ne de İYİ Parti. AK Parti’nin en büyük rakibi, “Ekonomi Partisi”, o nedenle AK Parti’nin çözmesi gereken en önemli sorun hayat pahalılığı."

Abdulkadir Kadir Selvi

(8 Eylül 2021 Hürriyet Gazetesi)

"Malum, hepimizin son dönemde en büyük derdi enflasyon.

Fiyatlar sürekli artmaya devam ettikçe kazandığımız para pul oluyor. Maaşlara belki de tarihte görülmemiş oranlarda zamlar yapılmış olsa da vatandaşın satın alma gücü azaldığı için yansıma hissedilmiyor. Bana sorarsanız, hükümette ilgili bakanların tüm işi gücü bırakıp gerekirse 24 saatini buna ayırmaları lazım."

(Dilek Güngör. 8 Eylül 2021 Sabah Gazetesi)

"Marketler ateş pahası... Benim gibi az çok geliri olanlar bile böyle düşünüyorsa AK Parti’nin bu konu üzerinde düşünmesi lazım. Abartmadan söylüyorum, fiyatlar can yakıyor. Sofrasını kuramayan, çocuğunu doyuramayan insanlar öfkesini her demokraside iktidara yöneltir.

Bugün 3000 lirayla geçinmek imkânsız ötesi bir şey. Türkiye son 20 senede çok büyüdü. Bu, su götürmez bir gerçek. Ama iki yıldır orta ve alt sınıf ekonomik anlamda zorlanıyor."

(Cem Küçük. 6 Eylül 2021 Türkiye Gazetesi.)

"İnşaat sektörünün son aylarda yaşadığı fahiş fiyat artışlarının önüne geçilemiyor. Koronavirüs salgını ve sektörler arasında yaşanan çeteleşme fiyatlara yansıdı. Başta çimento ve demir olmak üzere inşaat malzemelerindeki fiyat artışları sebebiyle inşaat müteahhitleri 15 gün iş bırakma kararı aldı. İnşaat sektörünün daha çok yurt dışı ihracatına yöneldiği için iç piyasadaki fiyatların fahiş oranda arttığı bildirildi. 2020 yılında tonu 3 bin 240 TL olan demir, 2021 yılında tonu 6 bin 600 TL’ye yükseldiği ve metreküpü hazır betonun fiyatı 165 TL iken, 2021 yılında 350 TL yükseldi. Bu artışların direkt olarak vatandaşa ve maliyete yansıdığı açıklandı."

(9 Eylül 2021 Antalya Lider Gazetesi)

Yine adı geçen Optimar’ın anketine katılanların yüzde 31,8’i bu sorunları AK Parti çözer diyor. CHP diyenlerin oranı ise yüzde 20,5 çıkıyor. İYİ Parti diyenler ise yüzde 4,7’de kaldığı görülmektedir.

Halkımızın büyük çoğunluğu yaşadığı tüm ekonomik sorunlarına rağmen çözüm için çare olarak yine AK Parti’yi gördüğüne göre bu sonuçları en çok iktidar partisinin dikkate alması gerektiğine inanıyorum.

Zira 2023 seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bel bağlayanlar, “Reis meydanlara iner bu işi bitirir” diye düşünüyorlarsa büyük bir hayal kırıklığına uğrayabilirler.

Çünkü geçmişten günümüze seçimlerin kaderini ekonomi belirliyor. Hatırlanacağı üzere 2001 krizinin sonucu olarak 2002 yılında iktidarda bulunan tüm partiler Meclis dışında kalırken AK Parti yüzde 34 oy alarak tek başına iktidara geldi ve her geçen seçimde oylarını ve Milletin refahını arttırarak, yapmış olduğu hizmetlerin karşılığında 19 yıldır iktidarda kalmasını bildi.

Türkiye’de genel kabul gören bir bakış açısına göre AK Parti'nin orta sınıfın oylarıyla iktidarda kaldığı inancı yaygındır.

Çünkü orta sınıf AK Parti ye oy verirken kendilerini maddi ve manevi değerler açısından orta sınıftan kurtarmasıydı.

AK Parti bu beklentileri ilk 10 yılda büyük ölçüde karşılamıştır.

Ancak orta sınıf son yıllarda elde ettiği ekonomik kazanımlarını büyük ölçüde kaybettiğini, refah payında ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin her geçen gün arttığı gerçeğini günlük hayatında daha çok hissetmeye başlamıştır.

Bu nedenle AK Parti'nin sahaya inen, ya da inecek olan yetkilileri doğru ve objektif tespitlerle gerçekleri rapor eder ve ona göre çözümler üretilirse, yine istenilen hedeflere ulaşmanın mümkün olabileceğini, aksi halde tamamen tersine bir sonuçla karşılaşmanın da sürpriz olmayacağını düşünüyorum.

Takdir ve yorum sizin.