Türkiye'de yıllık 21 milyon gıda analizi yapılıyor

Türkiye

Gıda ve Kontrol Genel Müdürü, Türkiye'nin dünyadaki en yüksek analiz yüküne sahip olduğunu açıkladı.

Rekor Seviyede Gıda Analizi

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Türkiye'de yıllık 21 milyon 200 bin gıda analizi yapıldığını açıkladı. Dilber, "Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur" diyerek, bu rakamın birçok ülkenin çok üzerinde olduğunu vurguladı. Avrupa Birliği'ndeki 29 ülkenin toplam pestisit analiz sayısının 200 bin olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin bu alandaki kapasitesinin boyutunu ortaya koydu.

730 Bin İşletme Risk Esaslı Denetiliyor

Dilber, yaklaşık 730 bin gıda işletmesinin risk esaslı denetim sistemiyle kontrol edildiğini ifade etti. Her işletmenin bir risk puanı olduğunu belirten Dilber, bu puana göre bazı işletmelerin yılda beş kez denetlenirken, bazılarına hiç gidilmeyebildiğini söyledi. Örneğin, kasap reyonu olan bir marketle sıradan bir bakkalın aynı risk profiline sahip olmadığını açıkladı. 81 il ve 922 ilçede, 8 binden fazla denetçi ile çalıştıklarını ekledi.

Kamu ve Özel Laboratuvarların Gücü

Gıda denetiminin temelini laboratuvar hizmetlerinin oluşturduğunu belirten Dilber, Türkiye'de 41 kamu laboratuvarının doğrudan bakanlık tarafından işletildiğini açıkladı. Aynı zamanda 97 özel gıda kontrol laboratuvarının denetim, kuruluş izni ve tüm işlemlerinden de bakanlığın sorumlu olduğunu söyledi. Bu altyapı sayesinde, örneğin Bafra'da üretilen kapya biberin artık Mersin'e analiz için gönderilmesine gerek kalmadığını, analizlerin Samsun'da yapılabildiğini ifade etti.

Vatandaş Şikayetleri ve Sektörel Denetimler

Son bir yılda 200 bin vatandaşın gıda ile ilgili şikayette bulunduğunu, bunlardan 145 bin konunun sonuçlandırıldığını aktaran Dilber, riskin arttığı dönemlerde sektörel denetimler yapıldığını kaydetti. Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı ve yılbaşı gibi özel günlerde de denetimlerin sürdüğünü belirtti. Ayrıca, hayvan yemlerinin de denetlendiğini, "sağlıklı hayvan, sağlıklı bitki, sağlıklı toplum" anlayışıyla hareket ettiklerini sözlerine ekledi.

Ziraat Mühendisliğine Bakıştaki Çarpıklık

Programda konuşan Ziraat Fakültesi Dekanı Muharrem Özcan ise, ziraat fakültelerine yerleşen öğrencilere yönelik toplumsal algıya dikkat çekti. Özcan, "Bir çocuk ziraat fakültesine yerleşmişse ailesine başsağlığı verir gibi konuşuluyor" diyerek, dünyanın en değerli mesleklerinden birinin bu şekilde küçümsenmesini eleştirdi. Fakülte sayısını artırmak yerine, mevcutların altyapısının iyileştirilmesi ve daha nitelikli mühendisler yetiştirilmesi gerektiğini savundu.

Programa OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Samsun Şube Başkanı Prof. Dr. Ferhat Uzun ve Samsun Ziraat Mühendisleri Odası'ndan Havva Yurdunuseven Bayzat da katıldı. Akademik aşama kaydeden öğretim üyelerine "Biniş Takdim Töreni" ile program sona erdi.