Gerilim Sekizinci Gününde Sürüyor
İsrail ile İran arasında başlayan ve kısa sürede bölgeye yayılan gerilim sekizinci gününde de devam ediyor. İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalarda karşılıklı saldırılar sürerken bölgede tansiyon giderek yükseliyor. İsrail’in İran’daki bazı askeri ve stratejik hedefleri vurmasının ardından İran da misilleme saldırıları düzenledi. Karşılıklı saldırılar devam ederken gerilim yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmadı; Hatay’a da füze parçası düştü.
Küresel Yayılma Endişesi
Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) bölgede bulunan askeri üsleri ve İsrail’e verdiği destek, çatışmanın daha geniş bir alana yayılabileceği yönündeki kaygıları artırıyor. Uzmanlar, Lübnan başta olmak üzere bölgedeki farklı aktörlerin de sürece dahil olabileceği yönünde endişelerini dile getiriyor.
"Küresel Barış Tehdit Altında"
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, İsrail’in İran’a yönelik müdahalesinin yalnızca İran için değil, tüm bölge ve küresel barış için tehdit oluşturduğunu vurguladı. Akıncı, "En çok endişe duyulan konu İsrail-İran savaşının bölgeye ve küresel sisteme yayılmasıydı. Gelinen noktada İsrail’in Lübnan başta olmak üzere farklı bölgelere yönelik saldırıları, bu endişelerin ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor" dedi.
ABD Politikalarının Merkezinde İran
Doç. Dr. Akıncı, ABD’nin bölgedeki güvenlik politikalarının merkezinde İran’ın askeri ve nükleer kapasitesinin geriletilmesinin bulunduğunu ifade etti. "ABD, İran’ın özellikle İsrail’i vurabilecek askeri kapasitesini düşürmeye yönelik politikalar izliyor. Bu kapsamda bölgedeki askeri üsler üzerinden İran’a yönelik operasyonların gerçekleştirildiğini görüyoruz" diye konuştu.
Vekil Güçlerle Risk Artıyor
Vekil güçlerin savaşın yayılma riskini de arttırdığına değinen Akıncı, "Şu an yaklaşık 10 ülke İran’ın saldırılarından etkilenmiş durumda. ABD üslerine müdahaleler oldu. Vekil unsurların devreye girmesi, savaşın önce bölgesel sonra da küresel boyuta ulaşma riskini artırıyor. Uluslararası toplumun daha aktif rol üstlenmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin Dengeleyici Rolü
Uluslararası toplumun sürece müdahil olması gerektiğini vurgulayan Akıncı, Türkiye’nin bölgede önemli bir denge unsuru olduğunu belirtti. "İran, ABD ve İsrail karşısında denge oluşturmak istiyorsa bölge ülkelerine ihtiyaç duyuyor. Bu noktada en önemli aktörlerden biri Türkiye. İran barış görüşmelerini Umman yerine İstanbul’da yapmayı kabul etseydi, savaş başlamadan önce masada çözüm üretilebilirdi" dedi.
Algı Operasyonlarına Karşı Temkin
Bölgede kaotik bir ortamın bulunduğunu ifade eden Akıncı, savaş ortamında algı operasyonlarının da devreye girebildiğini belirterek bölge ülkelerinin dikkatli ve temkinli hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.