TÜGVA’dan İmamoğlu’nun tutuklanması sonrasında çıkan olaylarla ilgili açıklama
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Eskişehir İl Temsilcisi Mahmut Öksüzoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrasında çıkan olaylarla ilgili yaptığı basın açıklamasında, "Ne yazık ki bu ağır suçlamalar karşısında idarecilerin ve onları destekleyen siyasi çevrelerin, hukuki zeminde cevap vermek yerine, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve hükümeti suçlayarak ülkemizi bir kaos ve şiddet girdabına sürüklemek amacıyla zehirli bir kampanya başlattıklarına şahit oluyoruz" dedi.
TÜGVA Eskişehir İl Temsilcisi Mahmut Öksüzoğlu, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını sonrasında çıkan olaylarla alakalı basın açıklaması yaptı. "Hukuka ve millet iradesine kasteden bu zihniyete karşı mücadelemizden asla taviz vermeyeceğiz" diyen Öksüzoğlu, daima Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olduklarının altını çizdi. Öksüzoğlu, boykotların da yerli markalara karşı yapıldığına dikkat çekti.
"Bu zihniyete karşı mücadelemizden asla taviz vermeyeceğiz"
TÜGVA Eskişehir İl Temsilcisi Mahmut Öksüzoğlu, basın açıklamasının tamamı ise şöyle;
"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belediyelerde örgütlü biçimde yolsuzluk ve terör suçları işlendiğine dair iddialar üzerine kapsamlı bir soruşturma yürütülmektedir. Ne yazık ki bu ağır suçlamalar karşısında idarecilerin ve onları destekleyen siyasi çevrelerin, hukuki zeminde cevap vermek yerine, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve hükümeti suçlayarak ülkemizi bir kaos ve şiddet girdabına sürüklemek amacıyla zehirli bir kampanya başlattıklarına şahit oluyoruz. Bu çevrelerin; yerli ve milli markalarımızı boykot ederek ekonomik saldırılar düzenlemekten, güvenlik güçlerimize saldırmaya kadar varan eylemlerle kendi siyasi çıkarları uğruna ülkemizi ateşe atmaktan çekinmediklerini açıkça görüyoruz. Bir buçuk yıldır Gazze’de gözlerimizin önünde gerçekleşen soykırıma tepki göstermek amacıyla siyonist örgüt İsrail destekçisi şirketleri boykot edenlere destek olmak bir tarafa eleştirenlerin şimdi milli şirketlerimizi boykot etmeleri manidardır. Karşımızda savunma hakkına ve yargı bağımsızlığına saygı duymak yerine, vandalizmi tercih eden, kutsal mabetlerimize zarar vermekten bile geri durmayan, Sayın Cumhurbaşkanımızın merhume annesine dil uzatacak kadar alçalan azgın bir güruh vardır. Bu kifayetsiz muhterislerin oyunlarını da amaçlarını da çok iyi tanıyoruz. 28 Şubat’ta, Gezi kalkışmasında ve 15 Temmuz’da olduğu gibi bugün de demokrasiye, hukuka ve millet iradesine kasteden bu zihniyete karşı mücadelemizden asla taviz vermeyeceğiz. Türkiye’yi "Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın!" şiarıyla savunmaya devam edeceğiz. Bizler hukuktan, demokrasiden, adaletten ve hakikatten yana dik duruşumuzdan asla ödün vermedik, vermeyeceğiz. Bu topraklarda milletimizin birliğini ve dirliğini hedef alan her türlü saldırıya, tuzağa ve oyuna karşı mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Dün olduğu gibi bugün de milletimizin, devletimizin ve Cumhurbaşkanımızın yanındayız. Hukuk ve adalet içinde kalarak bütün oyunları bozacağız. Asla geri adım atmayacağız."