Tabii Orijinal Dizisi "Yankı: Görünmez El"in galası gerçekleşti
Tabii Orijinal Dizisi "Yankı: Görünmez El"in galası gerçekleşti
TRT’nin dijital platformu tabii’nin yeni orijinal dizisi "Yankı: Görünmez El"in galası gerçekleşti. Türkiye’nin yakın tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 28 Şubat sürecine ışık tutarak dönemin ekonomik, siyasi ve medya ilişkilerini çarpıcı bir şekilde ele alan dizi tabii’de izlenebilecek.
Tüm bölümleriyle bugünden itibaren TRT’nin dijital platformu tabii’de yayına giren "Yankı: Görünmez El" dizisinin galası İstanbul’da yapıldı. TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen özel gösterime, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Kuala Lumpur Büyükelçisi Merve Kavakcı, AK Parti Grup Başkanvekilleri Leyla Şahin Usta ve Özlem Zengin, AK Parti İstanbul Milletvekili Büşra Paker, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, TGTV Başkanı İsmail Tuğrul ve ÖNDER Eski Genel Başkanı İbrahim Solmaz ile çok sayıda sivil toplum kuruluşlarının başkanı, TRT yönetimi, dizinin oyuncularından Cihangir Ceyhan, Sinem Ünsal, Onur Saylak, Erkan Petekkaya, Ragıp Savaş ve Duygu Sarışın, yapım ekibi, sektörün önde gelen isimleri ve çok sayıda davetli katıldı. Galada, eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve darbeciler tarafından idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes’in kişisel eşyaları da sergilendi.
"Tabii yapımları uluslararası alanda da ciddi başarılar elde ediyor"
Galada konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, söz konusu dizinin Türkiye tarihinin çok önemli bir dönemini aydınlatan, bu dönemi farklı boyutlarıyla gözler önüne seren, sanatın imkanlarıyla bir dönemi ortaya koyan önemli bir eser olduğunu belirtti. Dizinin ulusal ve uluslararası alanda ciddi bir başarı sağlaması dileğinde bulunan Altun, "Çünkü son dönemlerde görüyoruz ki tabii yapımları sadece ulusal alanda değil uluslararası alanda da ciddi başarılar elde ediyor. Bu da bizi gerçekten gururlandırıyor. 28 Şubat’ın yıl dönümündeyiz, yarın 28 Şubat. Bu dizinin de gerçekten 28 Şubat’ta gösterime girecek olması çok önemli. 28 Şubat darbesini farklı boyutlarıyla, Türkiye tarihi içerisinde anlatıyor olması ve gerçek anlamda 28 Şubat’ın fotoğrafını veriyor olması çok önemli," ifadelerini kullandı.
28 Şubat darbesinin, Türkiye siyasi tarihine bakıldığında geleneksel bir darbe olmadığını belirten Altun, "28 Şubat müdahalesi aynı zamanda bir kötücül toplumsal mühendislik projesi, toplumsal alanı kolonize etmeye yönelik bir girişim. Ve aynı zamanda Türkiye’yi Batı uluslararası sömürü düzenine bağımlı tutmaya yönelik bir girişim. Bu yönüyle toplumun bir kesimini baskılamayı, bir imtiyazlı elit kesimin iktidarını sürdürmeyi hedef alan bir girişim ki bu Batılı imtiyazlı kesim de baktığımız zaman tam anlamıyla Batılı müesses nizamın temsilcisi konumunda. Ve ellerindeki imtiyazları da sahip oldukları gerçek güçten değil, kendilerine sipariş edilen görevler nedeniyle elinde bulunduran yapılar" dedi.
"Türkiye’de çok büyük bir dönüşüm süreci yaşandı"
Dizinin bir yandan toplumsal hafızayı canlı tutmakla ilgili çok önemli bir misyonu olduğunu belirten Altun, "Diğer yandan da adil toplumsal hafızanın inşasına çok önemli bir katkısı var. 28 Şubat dediğimizde her şeyden önce aklımıza o dönemde eğitimde fırsat eşitliğine yapılan müdahaleler, başörtüsü zulmü, katsayı zulmü, ikna odaları gibi çirkin uygulamalar geliyor. Ama aynı zamanda 28 Şubat dediğimizde ekonomik düzenimize yönelik çok ciddi yolsuzlukların olduğu, banka hortumlamalarıyla andığımız, hatırladığımız dönemler. Bu dizi, bu yaşananların hepsini birbirine geçirerek, çok organik bir şekilde başarılı bir biçimde anlatıyor," diye konuştu.
Türkiye’de yaşanan dönüşüm sürecine işaret eden Altun, "2001’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti kurulurken ’Artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ dedikten sonra, bin yıl süreceği söylenen 28 Şubat darbe girişiminin, bunun kalıntılarının ve vesayet düzeninin ortadan kalkmaya başladığını gördük. O günden bugüne son 24 yılda yaşanan gelişmeler, gerçekten Türkiye’de çok büyük bir dönüşüm sürecinin yaşandığını bizlere gösterdi ve bu dönüşüm sürecinin mimarı her şeyden önce Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan oldu. Bu yaşanan dönüşüm süreci sadece siyasal alanda değil, aynı zamanda ekonomik alanda, toplumsal alanda ve gündelik hayatta yaşanan bir dönüşüm oldu" ifadelerini kullandı.
"Yankı: Görünmez El dizisi, 28 Şubat darbesinin karanlık atmosferine odaklanıyor"
Gecede konuşan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, tabii’de 40’ın üzerinde orijinal dizi olduğunu söyleyerek, "Tarihi dramadan maceraya, aksiyondan komediye, gerilimden distopyaya kadar tüm yapım türlerini izleyicilerle buluşturuyoruz. Bu konuda en baştan beri büyük bir hassasiyet gösterdik, ‘Yankı: Görünmez El’ dizimiz de bu hassasiyetin bir yansıması. ‘Yankı: Görünmez El’ dizisi yakın tarihin karanlık bir dönemine, 28 Şubat darbesinin karanlık atmosferine odaklanıyor. Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin bir anlamda darbeler tarihi demek yaklaşık onar yıllık zaman dilimlerinde ülkemiz, milletimiz 27 Mayıs’tan 12 Mart’a 12 Eylül’den 28 Şubat’a 15 Temmuz’a darbelerden ve darbe girişimlerinden çok büyük zararlar gördü" diye konuştu.
Darbelerin demokrasiye ket vurduğunu, ekonomik ve toplumsal kalkınmayı engellediğini vurgulayan Sobacı, "Aslında 28 Şubat darbesi de bu darbe geleneğinin bir parçasıydı. Ama 28 Şubat darbesinin öne çıkan bir özelliği var. O da 28 Şubat darbesinde medya, belli bir toplumsal kesimin devlete tehdit olarak algılanmasında, değerlendirilmesinde çok önemli bir rol oynadı, bir aparat rolü gördü" dedi. Sobacı, dizinin afişini bir gazetenin ilk sayfası gibi tasarladıklarını belirterek, "Çünkü 28 Şubat döneminde toplumsal algı medya manşetleriyle yönetiliyordu büyük ölçüde. Buradan ilham alarak biz de dizimizin afişini bir gazetenin ilk sayfası olarak tasarladık" diye konuştu.
"Bu diziyi kamu sorumluluğu çerçevesinde gerçekleştirdik"
Dizinin, milyonlarca kişinin eğitim hakkının elinden alındığı, parlak zihinli öğrencilerin ikna odalarında psikolojik işkenceye maruz kaldığı ve milletin alın terinin banka kasalarına uzanan hortumlarla çalındığı dönemi ifade ettiğini dile getiren Sobacı, hikâyenin merkezinde yer alan Eray karakteri üzerinden 28 Şubat darbesinin ekonomik boyutuna odaklanıldığını söyledi. Sobacı, TRT’nin parçası olan tabii’nin bu diziyi kamu sorumluluğu çerçevesinde gerçekleştirdiğine dikkati çekerek, "Çünkü darbeler bu millete ve ülkeye çok büyük zararlar verdi. Dolayısıyla darbelerin ülkeye ve millete verdiği zararlara ilişkin toplumsal hafızanın diri tutulması, nesilden nesile yeni kuşaklara aktarılması lazım. Aslında ‘Yankı: Görünmez El’ tam da bunu yapıyor. Darbelerin sonuçlarını, özellikle de 28 Şubat darbesinin ekonomik boyutunu yeni nesillere aktarmak için biz böyle bir projeyi gerçekleştirdik," diye konuştu.
Dizinin başrol oyuncusu Cihangir Ceyhan, dizide gerçek bir hikâyenin ele alındığının altını çizerek, "Gerçek bir hikaye, gerçek argümanlarla yazılmış, bir iddiası ve davası olan bir hikaye olduğu için çok cezbetmişti. Sonrasında okuduğum serinin devam bölümlerinde de hikâyenin gerçekten teknik ve nitelikli bir iş olduğuna kanaat getirdim. Dönem dizisi olduğu için onların hayatındaki imaj, kariyer, kıyafet, düzgünlük, yürüyüşünden konuşmasına, diksiyonuna kadar özenle hazırlandım" ifadelerini kullandı.
Başrol oyuncusu Sinem Ünsal da hikâyenin kendisini cezbettiğini dile getirerek, "Hikayenin duygu yoğunluğunun çok güzel işlenmesi, her karakterin incelikle işlenmesi cezbetti ve tabii kendi karakterim, Berrin. Berrin, Eray’ın en büyük zaaflarından birine de dönüşüyor. Karşılıklı birbirlerinin zaafı oluyorlar. Pür bir aşkın peşinden gidiyor. Onun bir yanlışa saplandığını görmesine rağmen yine de destekliyor" dedi.
Oyuncu Erkan Petekkaya da çok keyifli ve heyecanlı olduğunun altını çizerek, "Çok kaliteli, özel ve butik bir işin içinde yer aldım. Dişli bir rol oynadım. Biraz zor, riskli bir roldü benim için ama keyifle oynadım. Gençlerimiz çok fazla bilmiyor o günleri. Bu dizide ekranda önlerine gelecek gerçek bir hikâyeyi, bir döneme ait bir hikayeyi izleyecekler" şeklinde konuştu.
"Yankı: Görünmez El" tüm bölümleriyle Tabii’de
Başrolünü Cihangir Ceyhan ve Sinem Ünsal’ın paylaştığı dizide, Onur Saylak, Erkan Petekkaya, Ragıp Savaş ve Duygu Sarışın da rol alıyor. Yönetmenliğini Ozan Aksungur’un üstlendiği dizinin senaryosuna Ozan Aksungur ile Oğuz Ayaz ve Ozan Ayaz imza attı. Gerçek olaylardan esinlenen "Yankı: Görünmez El", başarılı bir bankacı olan Eray’ın kariyeri ve ilkeleri arasında yaşadığı zorlu seçimleri konu alıyor. Türkiye’nin yakın tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 28 Şubat sürecine ışık tutan dizi, dönemin ekonomik, siyasi ve medya ilişkilerini çarpıcı bir şekilde ele alıyor. Büyük bir bankada üst düzey yönetici olarak çalışan Eray, hak ettiği terfiyi alamayınca büyük bir yol ayrımına girer ve bin bir emekle bu günlere getirdiği kariyerinin tehlikeye düşmesinin ardından hayatı için çok önemli bir karar vermek zorunda kalır. Ya hayatına sıradan bir bankacı, etik değerlerine bağlı bir insan olarak devam edecek ya da "yoldan çıkarak" güç ve makam için riskli bir yola girecektir. "Yankı: Görünmez El", zorlu bir ikilem içinde çırpınan Eray’ın başından geçenleri ve aşık olduğu kadın Berrin’le olan ilişkisini sürükleyici bir şekilde ele alıyor.