Bursa’nın Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan 62 yaşındaki Mustafa Çolakoğlu, hayvancılık ve inşaat işçiliğiyle geçimini sağladı. Son birkaç yıldır yem fiyatlarının yüksekliği ve çiğ süt fiyatının düşük kalması nedeniyle zorlandığını ifade ediyor. Ahırında 25 büyükbaş bulunan Çolakoğlu, sağılabilir 15 hayvanından günlük 400 litreye yakın süt alıyor.
Eşiyle her sabah 05.00’te kalkıp hayvanların bakımını ve sağımını yaptıklarını anlatan Çolakoğlu, "Öğlene doğru dışarıya çıkarıyorum. Saat 16.00’ye kadar gezinirler, otlarlar. Sonra ahıra dönerler. Samanını, yemini verir sağarım, akşam ezanı gibi evime girerim. İznimiz yok, her günümüz bu şekilde" diyor.
Mustafa Çolakoğlu, süt inekçiliği ve inşaatlarda çalışarak dört çocuğunu okuttuğunu gururla paylaşıyor: "Çocuklarımdan biri veteriner, diğeri öğretmen, biri bilgisayar mühendisi oldu. Bir çocuğum da bilgisayar mühendisliğinde okuyor."
Hayvancılığın maliyetler yüzünden daha da zorlaştığını vurgulayan Çolakoğlu, süt fiyatlarına dikkat çekiyor: "En son 18,5 liradan verdim. Şimdi 20 lira olduğunu söylüyorlar ama yine de düşük. Kooperatife veriyorum. Süt sudan daha ucuz. Kimse pahalı demesin, en ucuz gıda ürünü şu anda süt."
Otlakların yağışlar nedeniyle su altında kaldığını belirten Çolakoğlu, yem teminindeki zorlukları anlatıyor: "Hayvanlara buğday ve arpa samanı ile mısır silajı veriyorum. Yonca balyası geçen yıl 200 liraydı, bugün 300 lirayı geçti. Bir balyayı 5 hayvan ancak yiyebiliyor. Yonca lüks oldu, hayvanlara veremiyoruz." Kirayla mısır ekip kendi silajını ürettiğini ve buğday-arpa samanıyla karıştırarak maliyeti düşürmeye çalıştığını ekliyor.
Çolakoğlu, şap hastalığı nedeniyle aylarca hayvanları otlatamadıklarını, şimdi de yağışlar yüzünden otlakların su altında kaldığını söylüyor: "Bir iki ay daha otlatamayız hayvanları, su hemen çekilmez. Bu durum da ilave maliyet demek. Hep bizi etkiliyor yaşanan olumsuzluklar. Hayvancılığa destek çıkılması lazım."