Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Beyza Vural Öten, Ramazan'da oruç tutarken aynı zamanda şifa bulmak isteyenlerin beslenmede dikkat etmesi gereken ve birebir uyulduğunda fayda sağlayan tavsiyelere uyması gerektiğini vurguladı. Doğru beslenme, vücut için bir detoks etkisi oluşturabilir.
Hızlı ve ağır yenen yemekler, mide hazımsızlığı, kramp, reflü, hipertansiyon ve kan şekeri dengesizliğine yol açabiliyor. Dyt. Öten, şekerli içecekler, beyaz ekmek, pirinç ve patates gibi gıdaların kan şekerinde ani yükseliş ve düşüşe neden olarak, iftardan sonra halsizlik, yorgunluk ve uyku isteği yaratabileceğine, oruç tutanların enerjisini kaybetmesine sebep olabileceğine dikkat çekti.
Uzun süren açlıktan sonra ilk öğünün olabildiğince yavaş ve hafif olması gerekiyor. Bir bardak su, ardından çorba ve iftariyelikler mideyi rahatlatıyor. Yemek süresini 20-25 dakikaya yaymanın tokluk sinyallerinin beyne iletilmesi için önemli olduğunu belirten Dyt. Öten, "Çorbadan sonra 5-10 dakika ara verilmeli. Önce protein ağırlıklı bir yemek, sonra sebze-salata, en son ise ekmek, pilav, makarna gibi karbonhidratlar tüketilmelidir. Kızartma ve aşırı yağlı yemeklerden kaçınılmalı, metabolik olarak vücut yorulmamalıdır" dedi.
"Sahurda ne kadar çok yersem o kadar tok kalırım" düşüncesinin yanlış olduğunu ifade eden Dyt. Öten, tokluk süresinin yemeğin miktarından ziyade içeriği ile ilgili olduğunu söyledi. Sahurda amaç, gün boyu tok kalmayı destekleyecek bir öğün oluşturmaktır. Yumurta, peynir, yoğurt, cacık gibi proteinli gıdaların yanı sıra bol lifli çiğ sebzeler ve sağlıklı yağlar tercih edilmelidir. Hamurlu, pilav, makarna gibi yoğun karbonhidratlı yiyecekler susuzluğu artırabilir ve kan şekerinde dalgalanmaya neden olarak halsiz bırakabilir. Önerilen sahur öğünü kahvaltıyla yapılandır: yumurta, yoğurt, avokado, ceviz, badem ve koyu yeşil yapraklı sebzeler, turp, pancar, havuç gibi çiğ sebzeler tüketilmeye çalışılmalıdır.
Su ihtiyacının çoğunu iftarda karşılamanın en büyük yanlışlardan biri olduğunu belirten Dyt. Öten, "Hem iftarda hem sahurda fazla su içmek, midedeki sindirim enzimlerini seyrelterek sindirimi yavaşlatır; bu da hazımsızlık, şişkinlik ve reflüye neden olur. Sahurda art arda içilen su 3-4 saatte vücudu terk eder. Su ihtiyacı iftarla sahur arasına yayılmalıdır" diye konuştu. İftardan sonra içilen çay ve kahvenin su yerine geçmediğini, aksine vücuttan su atılımını artırabileceğini ekledi. Gün içinde susamamak için sahurda şekerli, baharatlı ve tuzlu gıdalardan uzak durulmalıdır. Yeterli su tüketilmediğinde baş ağrısı, halsizlik ve kabızlık gibi sorunlarla karşılaşılabilir.