Ramazan ayının beden ve ruhu dinlendirdiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayda Kart Aşkar, bu dönemde hassaslaşan cildin ihtiyacının yoğun temizlik değil, nazik bir korunma olduğunu ifade etti. Uzun süren susuzluk, değişen beslenme düzeni ve uyku saatlerinin cilt üzerinde ister istemez etkisi olabileceğini söyledi.
Dr. Aşkar, "Cildi köpüren temizleyiciler ferahlık hissi verse de cildin doğal koruyucu tabakasına zarar verebilir. Bu tabaka, cildin nemini koruyan en güçlü savunma hattıdır" dedi. Gereğinden fazla ve sert ürünlerle yapılan temizliğin kuruluk, gerginlik, kızarıklık ve hassasiyete yol açabileceğini vurguladı.
Medicana Bursa Hastanesi uzmanı, "Nasıl olsa su içemiyorum" düşüncesiyle nemlendirici kullanmamanın cildin daha hızlı nem kaybetmesine sebep olacağını açıkladı. Nemlendiricilerin cilde su eklemediğini, mevcut nemi koruyarak cilt bariyerini desteklediğini belirtti. Nemlendirici kullanımının, özellikle Ramazan ayında cilt sağlığının temel taşlarından biri olduğunu söyledi.
Uzun süren açlığın ardından tüketilen ağır, tuzlu ve şekerli yiyeceklerin cilt dengesini doğrudan etkileyebileceğine dikkat çeken Aşkar, cildin bir önceki günün beslenmesini ertesi sabah yansıttığını kaydetti. Ramazan'da evde daha fazla vakit geçirilse bile gün ışığına maruz kalmanın devam ettiğini, güneş koruyucu kullanımının yalnızca yaz aylarına özgü olmadığını ve yıl boyunca düzenli uygulanması gerektiğini vurguladı.
Dr. Aşkar, güçlü peelingler, yoğun asit içerikleri ve tahriş edici işlemlerin bu dönemde cilt bariyerini zayıflatabileceği uyarısında bulundu. "Ramazan, cildi yenilemekten çok koruma ve onarma zamanıdır" diyen uzman, cildin bedenin sessiz dili olduğunu unutmamak gerektiğini söyledi. Cildin susuz kaldığında kuruyarak, hassaslaşarak ve ışıltısını kaybederek konuştuğunu belirtti.
"Ramazan’da cilde gösterilen özen, yalnızca bu ayı değil tüm yılı etkiler" diyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayda Kart Aşkar, cilde yapılabilecek en büyük iyiliğin onu zorlamak değil, anlamak ve korumak olduğunun altını çizdi.