Mersin’de pandemi döneminde 28 haftalık hamileyken Covid-19’a yakalanarak yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren 37 yaşındaki Aslıhan Kayık, yıllar sonra hayatta kalmasını sağlayan doktorlarını ziyaret etti. Pandeminin ikinci döneminde tatil için bulunduğu beldede şiddetli öksürük ve nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran Kayık’ın testi pozitif çıktı. Riskli grupta değerlendirilen hasta, Mersin Eğitim ve Araştırma Şehir Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı.
Normal serviste oksijen desteğiyle takip edilen genç annenin durumu kısa sürede ağırlaştı ve yoğun bakıma alındı. Doktorlar, bebeği riske atmamak için gebeliği sonlandırmadan annenin akciğerlerini toparlamaya çalıştı. Ancak solunum sıkıntısının artması üzerine acil doğum kararı verildi.
Doğumun ardından 14 gün entübe edilerek uyutulan Kayık, zorlu sürecin ardından hayata tutundu. Bu sırada prematüre olarak dünyaya gelen oğlu da yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi gördü. Yaklaşık bir ayı aşkın süre hastanede kalan anne, taburcu olduktan sonra da bir yıl boyunca tedavi ve operasyonlar geçirdi. Yaşadığı süreci ‘hayata yeniden doğuş’ olarak tanımlayan Kayık, o günleri unutamadığını söyledi.
O yaşadığı acı günleri anlatan Kayık, "Yaklaşık 5 gün serviste kaldım. Sürekli oksijen desteği veriliyordu. Ama durumum iyileşmedi, aksine ağırlaştı ve yoğun bakıma alındım. Doktorlar bebeği riske atmamak için gebeliği sonlandırmadan beni tedavi etmeye çalıştılar. Ama bir akşam nefes darlığım o kadar arttı ki artık dayanamayacak noktaya geldim. Harun Hocama ‘Hocam lütfen beni doğuma alın, artık dayanamıyorum’ dedim. Çok hızlı bir şekilde karar verildi ve doğuma alındım" dedi.
Yoğun bakımda ölümle yaşam arasında geçen günlerini anlatan Kayık, "Doğumdan sonra 14 gün entübe edilmişim. O 14 gün boyunca ilaçların etkisiyle hayalle gerçeğin birbirine karıştığı rüyalar gördüm. Uyandırıldığımda odadaki doktorların ve hemşirelerin gözlerindeki mutluluğu hiç unutamıyorum. Hepsi başıma toplanmıştı, ‘Sen bizim umut ışığımız oldun’ dediler" şeklinde konuştu. Kayık, gözlerini açtığı ilk an sorduğu şeyin bebeği olduğunu ve hemen fotoğrafını gösterdiklerini belirtti.
Yoğun bakım sürecinin ardından taburcu edilse de mücadelesinin bitmediğini dile getiren Kayık, "Hastaneden çıktığımda bambaşka bir dünyaya çıktım. Yaşadıklarımın çoğunu sonradan öğrendim. Taburcu olduktan sonra bir yıl boyunca tedavilerim sürdü, sekeller kaldı, operasyonlar geçirdim. Hala etkilerini yaşıyorum ama çok şükür hayattayım ve çocuklarımın yanındayım" ifadelerini kullandı.
Anestezi Uzmanı Dr. Harun Özmen, sürecin hem anne hem de bebek açısından son derece kritik geçtiğini söyledi. Özmen, "O dönemde çok sayıda ağır hasta vardı. Bu vakada iki can söz konusuydu ve her adımı çok dikkatli atmak zorundaydık" dedi. Hastanın ileri derecede solunum yetmezliği ile yoğun bakıma alındığını ve akciğer tutulumunun oldukça ağır olduğunu belirten Özmen, multidisipliner bir tedavi planı yürüttüklerini vurguladı.
Hastanın ekstübe edilerek kendi başına nefes almaya başladığı anın unutulmaz olduğunu dile getiren Dr. Harun Özmen, "Ekstübasyon kararı verdiğimiz an çok dikkatliydik. Kendi solunumunun yeterli olup olmadığını yakından takip ettik. Başarılı şekilde cihazdan ayrıldığında ekip olarak büyük bir mutluluk yaşadık. Onu bugün sağlıklı, çocuklarıyla birlikte görmek bizim için en büyük ödül" şeklinde konuştu.