(Özel) Kurban etini tüketmeden önce bunlara göz atın!

Diyetisyen Kübra Akalın Kurban Bayramında et tüketimi, pişirme derecesi ve saklama koşulları hakkında önemli uyarılarda bulundu. Diyetisyen Akalın kurban etinin kesildiği gün tüketilmemesi gerektiğini söyledi.

Bayramlar, bütün aile bireyleriyle ve sevdiklerimizle bir araya gelip hasret giderdiğimiz ve aynı zamanda da birbirinden lezzetli geleneksel yemeklerin kocaman sofraları şenlendirdiği özel günlerdir. Diyetisyen Kübra Akalın'da dört gün sürecek Kurban Bayramı’nın daha sağlıklı geçmesi konusunda önemli uyarılarda bulundu. Akalın, etin pişme derecesi saklama koşulları ve tüketiminde dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgiler verdi. 
Diyetisten Akalın, “Bayram geleneklerimizden olan tatlı tüketiminin artmasının yanı sıra Kurban Bayramı olmasıyla birlikte kırmızı et tüketiminin miktarı ve sıklığı artmaktadır. Özellikle bu dönemde şişmanlık, yüksek tansiyon, kalp-damar, mide ve şeker hastalığına sahip olan bireylerin daha da dikkat etmeleri gerekir.” dedi. 

 

 


KURBAN ETİNİ KESİLDİĞİ GÜN TÜKETMEYİN !


Kurban Bayramında yapılan yanlışlardan birinin kurbanın kesildiği gün etin hemen tüketilmesi olduğunu ifade eden Diyetisyen Akalın; “Kurban Bayramında yapılan yanlışlardan biri kurbanın kesildiği gün etin hemen tüketilmesidir.  Hayvanlardaki mikroorganizmalar kesimden sonra 24 saat içinde ölür. Hayvan ilk kesildiğinde ölüm sertliği (rigor mortis) olarak adlandırdığımız bir sertlik oluşur. Oluşan bu sertlik hem pişirmede hem de sindirimde zorluğa yol açar. Etin pişme süresini uzatır ve midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara neden olur. Bu yüzden de etler soğuk ortamda birkaç gün bekletildikten sonra tüketilmelidir.” diye konuştu. 

 

 

SAĞLIKLI PİŞİRME YÖNTEMLERİNDEN FAYDALANIN !

 


Etin tüketilmeden önce sağlıklı pişirme yöntemlerinden faydalanılması gerektiğini vurgulayan Akalın, “Kesilen kurban etinin dinlenmesi ve ölüm sertliğinin geçmesi için kurban etini birkaç gün beklettikten sonra haşlama, fırında, ızgara, buğulama gibi sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih ederek pişirelim. Pişirmeden önce etin görünür yağlarını almayı unutmayalım. Çok yüksek ısıda ve uzun süre pişirme ve kızartma yöntemi kanserojen maddelerin oluşmasına neden olur. Bu yüzden de etle yapılan yemeklerde ekstra yağ, kuyruk yağı, iç yağ eklemeden etin kendi yağı ile pişirmeye dikkat edelim. Aksi takdirde besin öğelerinin kayıplarının artmasına, fazla miktarda yağ tüketilmesine ve ileriye yönelik sağlık problemlerinin oluşmasına neden olmaktadır.
Mangalda pişirme tercih edildiği durumlarda ise ateş ile etler arasında 15 cm’lik boşluk olmasına ve kömürler kor halini aldıktan sonra pişirmeye dikkat edelim. Mangalda pişirme sırasında etin dış kısmı hızlı bir şekilde pişer ve böylece proteinler katılaşarak etin iç kısmının çiğ kalmasına neden olur. Az pişmiş veya çiğ tüketilmesi etin kalitesini düşürür ve besin zehirlenmelerine de yol açar.” şeklinde konuştu. 

 

 

 


ETLERİ KÜÇÜK PARÇALAR HALİNDE SAKLAYIN !

 


Kurban etinde en önemli konunun etin saklanma koşulları olduğunu belirten Akalın, doğru saklama yönteminin etin besin değerindeki kaybını en aza indirdiğini söyledi. Akalın sözlerini şöyle sürdürdü; “Büyük parçalar halinde değil, kuşbaşı veya kıyma gibi küçük parçalara ayırarak, tek pişirimlik miktarlara bölüp, buzdolabı poşetlerine koyularak buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Doğru saklama koşulları ile birlikte hem besin öğelerinin kayıplarını en aza indirmiş hem de mikroorganizmaların çoğalmasını engellemiş oluruz. Buzdolabında -2 ºC’de 1-2 hafta, derin dondurucuda ise -18 ºC’de daha uzun süre etleri saklayabiliriz.”
Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenmenin kilit noktalarına, porsiyon kontrolüne, besin gruplarının dengeli dağılımına ve besin hazırlama ve pişirme tekniklerine de dikkat edilmesi gerektiğine değinen Akalın önemli ip uçlarını şöyle sıraladı; 
▪ -   Et tüketiminin artmasına bağlı olarak sebze tüketiminde azalma meydana gelebilir. Etlerin sebzelerle beraber tüketilmesi hem besin değeri hem de posa alımı açısından kıymetlidir. Bu yüzden etlerin yanında zengin içerikli sebze veya salatayı eksik etmemeye çalışalım.
▪ -   Et hazırlamak için kullandığımız kesme tahtaları ve bıçakları, meyve ve sebzeleri hazırlamak için uygulayacağımız işlemlerde kullanmayalım. 
▪ -   Buzluktan veya dondurucudan çıkarttığımız etler, yine buzdolabında çözdürülmeli, çözdürülen eti hemen pişirmeli ve tekrar dondurulmamalıdır.
▪ -   Uygun koşullarda kesilmeyen ya da veteriner kontrolü olmayan kurbanlıklardan salmonella, tüberküloz, tenya gibi hastalıkların bizlere bulaşma riski yüksektir.
▪-    Kurban Bayramının yaz aylarına denk gelmesiyle birlikte günlük su tüketimi arttırılmalıdır, en az 2,5-3 litre kadar su tüketilmelidir.
▪  -  Bayram ziyaretlerinde meyve suları, gazlı, asitli ve şekerli içecekler yerine şekersiz açık çay, bitki çayı, ayran gibi içecekler; tatlılar ve çikolatalar yerine ise sütlü tatlılar, meyveler tercih edilmelidir.
▪ -   Bu dönemde sakatat tüketiminin artmasıyla birlikte alınan yüksek miktarda kolesterol, özellikle kalp-damar hastalığı olan ve riski taşıyan bireylerin dikkat etmesi ve sakatat tüketiminden kaçınması gerekir.
▪ -   Küçük parçalara ayırdığımız etleri, buzdolabında -2 ºC’de 1-2 hafta, derin dondurucuda ise -18 ºC’de uzun süre saklayalım.
▪  -  Bayram sabahlarında da kahvaltımızı eksik etmeden dengeli ve besleyici bir kahvaltı ile güne başlayalım. 
▪ -   Etlerin çok yağlı kısımlarını tüketmeyelim. Tüketeceğimiz sıra görünen yağları muhakkak alalım. Özellikle lezzet vermek amacıyla hayvanın iç ve kuyruk yağını yemeklerde kullanmayalım.
▪   - Kesilen kurban etini hemen pişirmeyelim. Önce güneş olmayan serin bir yerde 3-4 saat kadar dinlendirelim. Daha sonra +4 ºC’de 24 saat boyunca buzdolabında dinlendirip daha sonra kullanalım.

 

 

Haber:Rabia Bahçeci