MİT'ten 87 Yıllık 'Arabistanlı Lawrence' Raporu: Cumhuriyet'in İlk Takibi
MİT, özel koleksiyonunda yer alan ve 1929'da İngiliz istihbaratçı Arabistanlı Lawrence'ın Mısır, Suriye ve Irak'taki faaliyetlerini anlatan tarihi bir belgeyi yayımladı.
Bir İstihbaratçının Gizli Yolculuğu
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), özel koleksiyonunda bulunan ve "Arabistanlı Lawrence" hakkındaki tarihi bir raporu paylaştı. Belgeler, 23 Eylül 1929 tarihinde dönemin Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti (MAH) tarafından hazırlanmıştı. Raporda, İngiliz istihbaratçının Mısır, Suriye ve Irak'ta kıyafet değiştirerek ve farklı isimler kullanarak yürüttüğü faaliyetler detaylandırılıyor.
Çok Yönlü Bir Kimlik: Şeyh Aptullah ve Haham İskinazi
Belgeye göre, Lawrence'ın Kahire'deki Mason kulübünden gelen bilgilere dayanarak, iki ay önce Mısır'da "Şeyh Aptullah" takma adıyla bulunduğu, ardından Suriye ve Irak'a geçtiği kaydediliyor. Geçen ağustos ayında ansızın Kudüs'e geldiği ve o sırada Sudan'ın Hartum şehrinde olduğu anlaşılıyor. Kudüs'te bulunduğu süre zarfında bazen Müslüman hocası kıyafetinde, bazen de Amerikalı Musevi hahamı şeklinde "Yakos İskinazi" adıyla hareket ettiği belirtiliyor.
Ajanın Zehirli Telkinleri ve Bölgesel Amaçlar
Raporda, Lawrence'ın Ağlama Duvarı civarında Müslüman ve Yahudilere ayrı ayrı "zehirli telkinlerde" bulunarak heyecan yarattığı ve o günkü Filistin'deki çatışmaları hazırladığı, birçok kişinin ifadesiyle teyit edildiği aktarılıyor. Belgeler, İngiliz entelijans servis merkezinin ve emperyalist teşkilatın, o dönemki İşçi Partisi siyasetinden memnun olmadığını da ortaya koyuyor.
Mısır ve Sudan Üzerinden Siyasi Oyunlar
Dönemin İngiliz Başbakanı MacDonald'ın Mısır'dan sonra Filistin'e bağımsızlık verme tasavvurunun uygulamaya konulmadan, Filistin'de bir ihtilal çıkarılarak halkın bağımsızlığa layık olmadığının gösterilmek istendiği kaydediliyor. Lawrence'ın Sudan'a gitmesinin de bu esrarengiz tertibatla alakalı olduğu düşünülüyor. Sudan'ın Mısır'la sürekli bağlantısı nedeniyle, orada hazırlanacak bir suikast veya eğitimli ajanların Mısır'a sokularak menfi propaganda yapılmasının basit bir işlem olarak görüldüğü ifade ediliyor.

