Kayseri’nin Develi ilçesinde, 1802 yılında Dedeman ailesi tarafından mescit olarak inşa edilen ve minaresi bulunmayan cami, görenleri şaşırtıyor. Halk arasında Çay Camii olarak bilinen, resmi kayıtlarda ise Dedeman Cami olarak geçen bu yapı, yapıldığı günden beri ibadete açık.
Dört sütunu ve çatısı tamamen ağaçtan yapılan caminin dikkat çeken detaylarından biri, tavandaki sütunun üzerine denge sağlamak için konulan ve üzerine nakışla ay yıldız işlenen ağaç parçası. Cami İmamı Yusuf Kenan Taşkesen, Mimar Sinan'dan esinlenerek, haşereleri uzak tutmak için deve kuşu yumurtası getirterek tavana astırdı.
Cami İmamı Yusuf Kenan Taşkesen, yapının öyküsünü şöyle anlatıyor: "Burası resmi kayıtlarda 1802 yılında, Osmanlı döneminde 3. Selim ve 2. Mahmud zamanında yapılmış bir cami. Yanından çay geçtiği için Çay Cami olarak bilinir. Dedeman ailesi 1700’lü yıllarda buraya yerleşti. 1800 yılında buraya bir mescit yapmaya karar verdiler. Mescit niyetiyle yapıldığı için de minare inşa edilmedi. Develi'de, Osmanlı döneminde mescit hükmünde yapılan ve bu nedenle minaresi olmayan, günümüzde cami olarak kullanılan birkaç yapı daha var."
İmam Taşkesen, caminin inşasında kullanılan malzemelere de değindi: "O dönem Yukarı Develi'nin aşağısı, Kösekavak mevkii ormanlık bir alandı. Mescidin sütunları da o bölgeden getirilen ağaçlardan yapıldı." Bu tarihi yapı, hem mimarisi hem de taşıdığı hikayeyle ilçenin önemli kültürel miraslarından biri olmayı sürdürüyor.