Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi.
Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti.
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında hazırlanan iddianame, 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iade edildi. Mahkeme, suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığını tespit etti. Özellikle, şüphelilere ait HTS kayıtlarının analiz raporlarının beklenmeden iddianamenin hazırlandığı belirlendi. Mahkeme, bu analizlerin 'suçluyu kayırma' suçu bakımından doğrudan delil niteliğinde olduğunu ve değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini vurgulayarak iade kararı verdi.
Şüpheli Ali Osman A. hakkındaki suçluyu kayırma iddiasında, ifadesinde geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan ve görgüsüne başvurulmadan iddianame düzenlendiği kaydedildi. Ayrıca, olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kimliği araştırılmadı. Mahkeme, bu kişilerin beyanlarının alınmamasını, suçun sübutuna etki eden önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi.
İddianamede, Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri talep edildi. Ancak mahkeme, şüphelilere isnat edilen suçlarda tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanmasına dair açık bir kanuni düzenleme bulunmadığını ve hangi yasal dayanakla bu talepte bulunulduğunun delillerle açıklanmadığını tespit etti.
İddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) suçtan zarar gören olarak gösterilmesine rağmen, isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğü delillerle açıklanmadı. Mahkeme, bu durumun da CMK 170/4 maddesine aykırılık oluşturduğunu belirtti.
Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği tespit edildi. Mahkeme, bu durumun şüphelinin savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığını ve suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu vurguladı.
Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal dahil 6 kişi 'olası kastla öldürme' ve 'suçluyu kayırma' suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından SGK ve İŞKUR'dan çok sayıda yetkili açığa alınmıştı.