Sigaranın masum bir alışkanlık değil, kronik ve ölümcül sonuçlar doğurabilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fadime Tülücü, sigaranın içinde yedi binden fazla kimyasal madde bulunduğunu ve bunların en az 81'inin kansere neden olduğunu belirtti. "Sigarayı deneyen her üç çocuktan biri bağımlı hale geliyor" açıklamasını yapan Tülücü, genetik farklılıkların bağımlılık derecesi ve hastalık riskinde belirleyici olabildiğini de ekledi.
Doç. Dr. Tülücü, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre her yıl 5,5 milyon insanın sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini aktardı. Uzmanların, bu sayının 2030 yılına kadar yılda 8,5 milyona ulaşacağını öngördüğünü ifade etti.
Sigaranın başta akciğer olmak üzere tüm organlarda kalıcı hasara yol açtığını belirten Doç. Dr. Tülücü, KOAH, akciğer kanseri ve kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa neden olduğunu söyledi. Sigaranın damarları daralttığını, bağışıklık sistemini zayıflattığını ve uzun süreli kullanımın yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürdüğünü vurguladı.
Pasif içiciliğin en az aktif içicilik kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Tülücü, özellikle sigara içilen ortamlarda büyüyen çocuklarda solunum yolu hastalıklarının daha sık görüldüğünü belirtti. Pasif dumanın çocukların akciğer gelişimini yavaşlatabileceğini ifade etti. Erişkinlerde ise akciğer kanseri riskini %21, kalp hastalıkları riskini %27 artırdığını, kadınlarda meme kanseri riskinin %70 yükseldiğini ekledi.
Gebelik döneminde sigara kullanımının veya çocukların sigara dumanına maruz kalmasının büyüme geriliği ve boy kısalığı gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Tülücü, sigaranın nörotoksik etkilerinin öğrenme güçlüğüne neden olabileceğini dile getirdi. İleri yaşlarda ise bu etkilerin demans ve Alzheimer riskini artırabileceğini vurguladı.
Sigara bırakma sürecinde "istek, destek ve tedavi" unsurlarının hayati önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Tülücü, her 10 kişiden 7'sinin sigarayı bırakmak istediğini ancak yalnızca %40'ının bunu başarabildiğini ifade etti. Mutlaka doktor kontrolünde bir tedavi süreci yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Tülücü, en etkili sonuçların ilaç tedavisi ile davranışsal terapi yöntemlerinin birlikte uygulanmasıyla elde edildiğini söyledi. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'ndeki Sigarayı Bırakma Polikliniği'nin bu ihtiyacı karşılayacağını belirterek, sigara kullanan herkesi profesyonel destek almaya çağırdı.