Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ve bileşenleri tarafından organize edilen "2025 Ekonomik Değerlendirme ve 2026 Beklentiler" toplantısı gerçekleşti. Gastro İnovasyon Merkezi'nde düzenlenen kahvaltılı basın toplantısına DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan, Karacadağ OSB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Beşir Yılmaz, Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DTSO Yüksek İstişare Kurulu Başkan Yardımcısı Burç Baysal, GÜNTİAD Başkanı Sezai Ayas, DTSO İş Kadınları Meclisi Başkanı Filiz Ekingen, TOBB Diyarbakır Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Hatice Akyıl ve GGC Başkanı Felat Bozarslan katıldı.
DTSO Başkanı Mehmet Kaya, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlayarak, 143. kuruluş yılını kutlayan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası'nın 26 bini aşan üyesiyle kentin en güçlü sivil toplum örgütlerinden biri olduğunu söyledi. Kaya, "Odamız; Diyarbakır'ın ekonomisine, toplumsal yaşamına ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sunmayı temel görev kabul etmektedir. Yasayla bize verilen sorumluluklar çerçevesinde; gerektiğinde yapıcı iş birlikleri, gerektiğinde doğru ve ilkeli muhalefet anlayışıyla kamu kurumları, yerel yönetimler, valilik, milletvekilleri ve kamuoyuyla birlikte çalışıyoruz. Temel kuruluş felsefemiz de tam olarak budur" dedi.
Diyarbakır'ın 2025 yılı ihracat rakamlarını paylaşan Kaya, "Resmi kayıtlara göre 2024'e kıyasla yaklaşık yüzde 13,5 oranında artışla 275 milyon dolarlık bir ihracat görünmektedir. Ancak bu rakam kentimizin gerçek potansiyelini tam olarak yansıtmamaktadır. Kayıt dışılık ve sistemsel eksiklikler nedeniyle fiili ihracatımızın 1 milyar doların üzerinde olduğunu ifade ediyoruz. Nitekim kentimizde her yıl ortalama bine yakın sanayi sicilli işletme açılmakta veya yenilenmektedir. Bu da güçlü bir imalat altyapısına sahip olduğumuzu göstermektedir" diye konuştu.
Diyarbakır'ın ithalatı düşük, ihracatı yüksek; ithalata dayalı değil, imalata dayalı ihracat yapan bir kent olduğunu belirten Kaya, "İhracatımızın yüzde 50'den fazlası Irak'a, özellikle Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne yapılmaktadır. Bunun yanı sıra Suriye'ye ihracatımızda 2025 yılında yüzde 99'luk bir artış yaşanmıştır. Suriye'de kalıcı barışın sağlanması ve sınır kapılarının açılması halinde, Türkiye'nin Irak'ta yakaladığı 13 milyar doları aşan ihracat hacmine Suriye'de de kısa sürede ulaşabileceğimize inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kaya, 2025 yılında ilk kez kapanan şirketlerin, açılan şirketlere oranının yüzde 40 seviyelerine ulaştığını belirtti. Önceki yıllarda bu oranın şirket dönüşümleri nedeniyle yaklaşık yüzde 20 civarında olduğunu hatırlatan Kaya, bu durumun yaşanan ekonomik krizin derinliğini açıkça gösterdiğini söyledi. Özellikle tekstil sektöründe, ticarette ve beyaz eşya satıcılarında ciddi kapanmalar yaşandığını vurguladı. Son beş yıldaki konkordato verilerine göre 2025 yılında 9 firmanın konkordato ilan ettiğini, bu sayının önceki beş yılın toplamını aştığını kaydetti. Bunun temel nedenlerinin finansmana erişimde yaşanan zorluklar, yüksek faiz oranları ve ekonomik belirsizlikler olduğunu ifade etti.
Bir diğer önemli sorunun da firmalarının merkezlerini batı illerine taşıması olduğuna değinen Kaya, 2025 yılında bu sayının 104 firmaya ulaştığını söyledi. Bunun iki temel nedeni olduğunu belirten Kaya, "Birincisi, Diyarbakır merkezli firmaların finansmana erişimde bankalar nezdinde dezavantajlı konumda olmaları; ikincisi ise bölge firmalarının batıdaki ihalelerde ayrımcılığa uğradıklarını ifade etmeleridir" dedi.
Diyarbakır'ın zengin kültürel değerlerinin yanı sıra mutfak lezzetine de dikkat çeken Kaya, "Bugün içinde bulunduğumuz Gastro İnovasyon Merkezi ve Sanayi Mektebi, kentin kültürel ve ekonomik potansiyelini geleceğe taşıma hedefimizin somut örnekleridir. 2025 yılında 100'den fazla kadına burada aşçılık eğitimi verilmiştir. Kahvaltıda ikram edilen ürünler, tamamen Keyma Kadın Kooperatifi tarafından üretilmiştir. Ayrıca 90'a yakın kadının yöresel ürünlerini sattığı 'Çerçi' satış merkezimiz de faaliyet göstermektedir. Diyarbakır, coğrafi işaretli ürünler konusunda Türkiye'nin öncü illerinden biridir. Bugüne kadar 16 ürünümüz tescillenmiş, 59 ürünümüz ise tescil sürecindedir" şeklinde konuştu.
Türkiye'de yürütülen çözüm sürecinin önemine dikkat çeken Kaya, "Barış ve demokrasi, ekonomik kalkınmanın olmazsa olmazıdır. Kürt sorunu çözülmeden, güvenlikçi politikalar sona ermeden bu bölgede sürdürülebilir bir ekonomik gelişmeden söz etmek mümkün değildir. Geçmiş çözüm sürecinde Diyarbakır'ın ihracatı 400 milyon dolara ulaşmıştı. Bugün hâlâ o seviyeyi yakalayabilmiş değiliz" dedi.
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Fidan ise 370 fabrikanın üretim yaptığı OSB'de 23 bin kişinin istihdam edildiğini söyledi. OSB'nin artık yalnızca Diyarbakır'ın değil, bölgenin ekonomik kalkınmasında lokomotif rol üstlenen güçlü bir sanayi merkezi olduğunu belirten Fidan, "5. Etap'ta bulunan 188 parsel için 250 firmadan başvuru aldık. Bu rakam, yatırımcıların Diyarbakır'a ve OSB'mize duyduğu güvenin açık bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.
Fidan, "Sanayiciye özel bir banka yapısının oluşturulması, sanayiye özgü, uzun vadeli ve uygun faizli kredi paketlerinin hayata geçirilmesi bir tercih değil, açık bir zorunluluktur. Ülkemizde ve bölgemizde kalıcı barış ortamının güçlenmesi ise yatırım iştahını artıracak, üretimin önünü açacak ve sanayinin daha sağlam temeller üzerinde büyümesini sağlayacaktır. Barış, istikrar ve güven ortamı; sanayi yatırımlarının en güçlü teminatıdır" dedi.