Liv Sağlıklı Yaşam Danışma Merkezi’nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, yeni bir yılla birlikte hayatımızda yeni kararlar aldığımızı hatırlatarak, sağlıklı yaşamın sadece beslenmeyi değil, bedensel ve ruhsal iyilik halini de kapsayan bütünsel bir yaklaşım olduğunu vurguladı.
Diyetisyen Yıldırım, kalıcı davranış değişikliği için önce mevcut durumu ölçmenin, sorunları tespit etmenin ve ardından küçük adımlarla ilerlemenin önemine dikkat çekti. Araştırmaların, tükettikleri besinleri kaydeden kişilerin daha dikkatli beslendiğini gösterdiğini ifade etti.
Yıldırım, sağlıklı pişirme yöntemlerinin benimsenmesini önerdi. Sebze yemeklerinde 1 kg sebzeye 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı kullanılmasını, etli yemeklere ise ek yağ gerekmediğini belirtti. Yağda kızartma ve kavurma yerine haşlama, fırında ızgara veya sulu pişirme yöntemlerini tavsiye etti. Izgaranın sadece et için değil, domates, biber, kabak gibi sebzeler için de kullanılabileceğini söyledi.
Kurabiye ve keklerde şeker yerine kuru meyve veya pekmez kullanılabileceğini, tarçının da şeker ihtiyacını azalttığını kaydetti. Yemek pişirmeye zaman olmadığında, haşlanmış sebzelerin salataya karıştırılabileceğini veya yoğurtla tüketilebileceğini önerdi. Ayrıca, meyve-sebze sıkacağından çıkan posanın keklere eklenerek posa tüketiminin artırılabileceğini belirtti.
Pirinç yerine bulgur, beyaz un yerine esmer un tercih edilmesini öneren Yıldırım, domates ve soğanın doyurucu ve antioksidan özelliklerinden faydalanılabileceğini söyledi. Yulaf, kepek unu, kuru meyveler ve kuruyemişlerle ev yapımı müsli hazırlanabileceğini ekledi.
Son olarak, hayata sporu mutlaka eklemek gerektiğini, yürüyüş, koşu, pilates, yüzme veya dans gibi aktivitelerle hareket edilmesini tavsiye etti. Bu alışkanlıkların başlayıp bırakılmaması, sürdürülebilir şekilde kazanılması gerektiğini vurgulayarak, "Sabredin ve vazgeçmeyin" çağrısında bulundu.