Diyarbakır'da günde üç öğün tüketilen tescilli ciğer kebabı, Ramazan'da da iftar ve sahur sofralarının baş tacı oluyor. Bu özel lezzet, iftar saatlerine yetişmek için saatler öncesinden hazırlanmaya başlanıyor.
Ciğer ustası Onur Erdin, Diyarbakır'ın ciğerin başkenti olduğunu vurgulayarak, "Burası Diyarbakır değil, Ciğerbakır" diyor. Erdin, hem iftarda hem de sahurda sofraların olmazsa olmazının bu lezzet olduğunu belirtiyor. Hazırlıklar iftara bir saat kala yoğunlaşıyor; ciğerler doğranıp hazır hale getiriliyor.
Onur Erdin, günlük 250-300 kilo ciğer sattıklarını ve Diyarbakır genelinde ciğerciliğin çok yaygın olduğunu kaydediyor. İftar vakti için rezervasyon aldıklarını ve dört kurye ile evlere ve işyerlerine servis yaptıklarını aktarıyor. Amacı, müşterilerin ciğersiz kalmaması için rezervasyonları erken almak.
Erdin, Diyarbakır ciğerinin özelliğinin kuzudan gelmesi ve sürekli taze kullanılması olduğunu söylüyor. Lezzetin sırrı, farklı baharatlar ve hassas bir pişirme tekniğinde yatıyor. Doğru pişirildiğinde ciğerin sulu ve daha lezzetli kaldığını belirtiyor. Ramazan ayında menü fiyatı 450 liraya çıkarken, normal porsiyon 300 liradan satılıyor.
Müşterilerden Rotinda Yıldırım, Diyarbakır'da ciğerin çok meşhur olduğunu ve hem sahurda hem iftarda tükettiklerini söylüyor. "Bayağı güzel, şu anda ocakbaşında her şeyi görüyoruz, yapılışını görüyoruz" ifadeleriyle lezzeti ve hazırlanış sürecini takdir ediyor.