Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ASKON’un iftar programında yaptığı konuşmada, dünyada büyük bir ekonomik rekabet yaşandığını ve Uzak Doğu’da yükselen üretim gücünün küresel dengeleri değiştirecek bir noktaya ulaştığını ifade etti. Bu durumun siyasi çatışmalara ve korumacı eğilimlere zemin hazırladığını belirten Yılmaz, geçiş dönemlerinde ülkelerin iç yapılarını güçlendirmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.
"Önceliğimiz enflasyonu düşürmek ve makrofinansal istikrarımızı pekiştirmek" diyen Yılmaz, bu hedefin sürdürülebilir büyüme ve sosyal adalet için gerekli olduğunu söyledi. Enflasyonla mücadelenin geçici sıkıntılar doğurabileceğini kabul eden Yılmaz, bunun uzun vadeli nimetler getireceğine işaret etti. Ekonomi, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde tarımdaki olumsuz koşullara rağmen %3.7 büyüdü ve yıl genelinde yaklaşık %3.5 büyüme tahmin ediliyor.
İhracat performansının olumlu seyrettiğini vurgulayan Yılmaz, geçen yıl mal ihracatının 273 milyar doları, hizmet ihracatının ise 120 milyar doları aştığını açıkladı. Toplam mal ve hizmet ihracatı 396 milyar dolara ulaşırken, 2025 yılında ekonomik büyüklük ilk kez 1.5 trilyon doları aştı. Kişi başına gelirin 18 bin dolara yaklaştığı Türkiye, nominal dolar bazında dünyanın 16., satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomisi konumunda.
Enflasyonun Mayıs 2024'te %75.5 ile zirve yaptığını hatırlatan Yılmaz, bu tarihten itibaren yaklaşık 45 puanlık bir düşüş yaşandığını ve enflasyonun %30.6 seviyesine geldiğini belirtti. Önümüzdeki dönemde bu düşüşün devam etmesini umduklarını ifade eden Yılmaz, "2026 yılı bereketli bir yıl olacak" diyerek sözlerini tamamladı.