Çin basını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Barış ve adalet için ortak yol" makalesini yayımladı

Çin basını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın

Çin basını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Barış ve adalet için ortak yol" makalesini yayımladı

Çin basını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, "Çin’in öncü bir aktörü olduğu uluslararası toplumun ortak vicdan ve müşterek çıkarlar etrafında birleşmesinin daha adil ve müreffeh bir dünyanın kapısını açacağına inanıyoruz. Bu köklü iş birliğinin, karşılıklı saygı ve kazan-kazan temelinde ilerletilmesine büyük önem veriyoruz" ifadelerini kullandığı, "Barış ve adalet için ortak yol" başlıklı makalesini yayımladı.
Çin basını, bugün ve yarın Çin’in Tianjin şehrinde düzenlenmekte olan Şanghay İşbirliği Örgütünün 25’inci Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi nedeniyle Çin’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin dış politikalarındaki kararlılığını vurguladığı "Barış ve adalet için ortak yol" konulu makalesini yayımladı. Çin’in en büyük gazetelerinden People’s Daily tarafından İngilizce ve Çince olarak yayımlanan makalede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin uluslararası alanda güven tesis etme, dış politikada diyalog kanallarını açık tutma ve kriz çözme konusundaki vurguları yer alıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan makalesinde, Karadeniz Tahıl Girişimi, Rusya ve Ukrayna arasında İstanbul ve Antalya’da yapılan barış görüşmeleri örnekleriyle Türkiye’nin küresel barışa ve diplomasiye katkısını hatırlattı. Rusya-Ukrayna savaşında insani koridorların açılması ve esir takaslarında üstlenilen kritik rolün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz" mesajını yineledi.
Cumhurbaşkanı makalesinde, Şanghay İşbirliği Teşkilatı 25’inci Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi’ne de değinerek, Türkiye’nin küresel adalet, hakkaniyet ve kapsayıcı düzen vizyonunun uluslararası toplumla paylaşılacağını belirtti. Cumhurbaşkanı, "Türkiye olarak geçmişten aldığımız güç ve tecrübeyle bugünü şekillendiriyor, yarını ise barış, güven ve iş birliği temeli üzerinde inşa ediyoruz. Attığımız her adım bölgemizden başlayarak dünyaya yeni ufuklar açmaktadır. Tuhaf zamanlardan geçerken güven tesis etme, diyalog kanallarını açık tutma ve krizleri çözme iradesiyle sorumluluk üstlenmeye devam edeceğiz. Çin’in öncü bir aktörü olduğu uluslararası toplumun da ortak vicdan ve müşterek çıkarlar etrafında birleşmesinin daha adil ve müreffeh bir dünyanın kapısını açacağına inanıyoruz" dedi.

"Bu işbirliğinin, karşılıklı saygı ve kazan-kazan temelinde ilerletilmesine büyük önem veriyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Çin ilişkilerinin karşılıklı güven ve kazan-kazan temelinde daha da derinleşeceğinin altını çizerek, "Türkiye ve Çin, güçlü devlet gelenekleri, kalkınma yolundaki kararlı tutumları ve büyüyen ekonomileriyle Asya kıtasının doğu batı ucundaki iki kadim medeniyetin temsilcileridir. Halklarımız arasındaki münasebetlerin geçmişi binlerce yıl ötesine gidiyor. Türkiye ile Çin arasında 1971 yılında diplomatik bağların kurulmasından itibaren kapsamlı siyasi, iktisadi, sosyal ve kültürel ilişkiler istikrarlı bir gelişme kaydetmiştir. Bu köklü ve yakın iş birliğinin, karşılıklı saygı ve kazan-kazan temelinde ilerletilmesine büyük önem veriyoruz" ifadelerini kullandı.

"Mevcut uluslararası sistem masumların haklarını korumakta yetersiz kalıyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan makalesinde İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sonucunda oluşan insani krize de değinerek, "Dünyamız bugün görmediği kadar çok ve karmaşık krizlerle sarsılıyor. Mevcut uluslararası sistem, maalesef bu krizlerin üstesinden gelmekte ve masumların haklarını korumakta yetersiz kalıyor. Gazze’de yaşananlar, İsrail’in gerçekleştirdiği zulüm ve soykırım bu gerçeğin en çarpıcı örneklerinden biridir. Gazze konusunda Türkiye’nin tavrı nettir çünkü siyasetimizin merkezinde insan ve insan hakları vardır. Sivil halkın güvenliği, insani yardımlara kesintisiz erişim ve kalıcı bir ateşkes için yürüttüğümüz çalışmalar artarak devam ediyor. Bir yandan sahada ihtiyaç sahiplerinin elinden tutarken, diğer yandan diplomasi ile ateşkesin hayata geçirilmesi ve masum sivillerin güvenliğinin teminat altına alınması için çalışıyoruz. Filistin meselesinde kalıcı barışın teminatı bizce açıktır, 1967 sınırları esas alınarak başkenti Doğu Kudüs olacak tam bağımsız ve egemen bir Filistin devleti inşa edilmelidir. Filistin devletinin inşası tüm bölgenin kalıcı barışı için hayati önemdedir" ifadelerine yer verdi.

"Türkiye çok taraflı platformlarda çözüm üreten bir aktör olmayı sürdürecektir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin çeşitli bölgelerde yürüttüğü projelere de değinerek, "Bölgesel barış için atılan adımlar çok cepheli olmalıdır. Ekonomik bağlantılar, altyapı projeleri, enerji iş birlikleri ve kültürel değişim güveni pekiştiren kurumsal unsurlardır. Türkiye farklı coğrafyalarda yürüttüğü projelerle küresel istikrarı güçlendiren insani yardım kapasitesini artıran ve çok taraflı platformlarda çözüm üreten bir aktör olmayı sürdürecektir" dedi.