Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Venezuela ile yakın temas halinde olduğunu ve "azami nüfuza" sahip olduğunu açıkladı. Leavitt, "Geçici yetkililerle yakın koordinasyonumuz devam ediyor ve onların kararları ABD tarafından dikte edilmeye devam edecek" ifadelerini kullandı. Venezuela'dan alınacak 30 ila 50 milyon varil petrolün "ilk eylem" olduğunu belirten Leavitt, bu anlaşmanın her iki ülke halkına da fayda sağlayacağını ve petrolün yakında ABD'ye ulaşacağını aktardı.
Leavitt, Kuzey Atlantik'te İzlanda ile İngiltere arasındaki açık denizde, daha önce "Bella-1" olarak bilinen Marinera adlı Rus bandıralı tankere ve herhangi bir ülke bayrağı taşımayan Sophia adlı petrol tankerine el konulduğunu duyurdu. Adalet, İç Güvenlik ve Savunma Bakanlıkları koordinasyonunda gerçekleşen operasyonun, ABD Federal Mahkemesi'nin arama ve el koyma kararına dayandığını vurguladı.
Beyaz Saray Sözcüsü, el konulan gemilerin yaptırımlı petrol taşıyan Venezuela 'gölge filo' gemileri olduğunu tekrarladı. Leavitt, "Sahte bayrak taşıdığı için gemi vatansız kabul edildi. Ayrıca, hakkında yargı kararıyla el koyma emri vardı. Bu nedenle mürettebat kovuşturmaya tabi tutulacaktır" dedi. Mürettebatın, gerekirse yargılama için ABD'ye getirilebileceğinin altını çizdi.
Sophia tankerinin ele geçirilmesine ilişkin detayları paylaşan Leavitt, olayın herhangi bir çatışma yaşanmadan gerçekleştiğini söyledi. Gemi'nin uluslararası sularda faaliyet gösterirken, Karayip Denizi'nde yasa dışı faaliyetlerde bulunduğunu belirtti. ABD Sahil Güvenliği'nin, nihai işlemler için Sophia'ya ABD'ye kadar eşlik ettiği aktarıldı.
Rusya ile gerilim artışı endişelerine yanıt veren Leavitt, gemilere el konulmasının, yasa dışı petrol taşıyan tüm 'gölge filo' gemilerine yönelik bir politika olduğunu vurguladı. "Yalnızca, ABD tarafından belirlenen meşru ticarete izin verilecektir. Bu yönetimin politikası bu ve bunu uygulamaktan çekinmeyecektir" açıklamasını yaptı. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu "gayri meşru bir diktatör" olarak niteleyen Leavitt, Trump'ın gerekirse askeri güç kullanma hakkını saklı tuttuğunu da sözlerine ekledi.