İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediyeye ait bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesi ve dış kredi onaylarının bekletilmesi konularında açıklamalarda bulundu. Merkezi yönetimden para istemediklerini, sadece buldukları kredilerin onaylanmasını beklediklerini belirten Tugay, "Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar biz yapalım" dedi.
Başkan Tugay, göreve geldiği günden bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yurt dışından temin ettiği hiçbir kredinin onaylanmadığını ifade etti. "Bu anlaşmaların bakanlıktan onaylanması lazım. Ben 22 aya yakın süredir görevdeyim. Bu süre içinde hiçbir anlaşma onaylanmadı" diye konuştu. Şakran’a yapılacak kanalizasyon, arıtma tesisleri, Buca metrosunun uzatılması, tramvay ve elektrikli otobüs alımları gibi projelerin kredilerinin beklediğini dile getirdi.
İzmir’in ulaşım projeleri hakkında da konuşan Tugay, AK Partili yerel siyasetçilere seslenerek, "İzmir’e ne hizmet getirdiniz? İkinci çevre yolunu yapacağız diye söz verildi ancak hala bir şey yok" ifadelerini kullandı. Altınyol’da ve çevre yolundaki trafik sıkışıklığına dikkat çeken Tugay, asıl çözümün ikinci çevre yolunda olduğunu ve bir an önce başlaması gerektiğini vurguladı.
Belediyeye ait Eşrefpaşa Hastanesi ek binası, Egemenlik Binası ve Meslek Fabrikası binalarının Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınmasına tepki gösteren Başkan Tugay, konuyu yargıya taşıdıklarını açıkladı. "Haberimiz ve bildirim olmadan, Vakıflar Genel Müdürlüğü bir belge üzerinden üç binayı tapuda kendi üzerine geçirmiş" diyen Tugay, mahkemeye başvurulduğunu ve ihtiyati tedbir kararı alındığını belirtti. "İzmir halkının malına çökemezler, buna izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Paylaşımlı yolculuk uygulamalarıyla ilgili toplanan imzalar hakkında da değerlendirmede bulunan Tugay, yasal altyapısı olmadığı için şu aşamada onay vermediklerini, yasama organının buna uygun yasa çıkarması durumunda konuyu değerlendireceklerini belirtti. Tugay ayrıca kentte bir tarikat tarafından düzenlenen gösteriyle ilgili soru üzerine, "Laik bir ülkede laiklik karşıtı yapılanmanın tehlikelerini yaşayarak gördük. Devletimizin bu tür durumlara izin vermeyeceğini umuyorum" dedi.