Atmacacılık sevdası: Sabunlu sudan bıldırcına uzanan yol

Atmacacılık sevdası: Sabunlu sudan bıldırcına uzanan yol

Karadeniz'de atmacacılık, danaburnu böceğinden başlayıp bıldırcın avına uzanan kadim bir gelenek olarak yaşatılıyor.

Kadim Bir Avın Sıra Dışı Başlangıcı

Bıldırcın tutmak için sabunlu suyla yola çıkılan ve böcekle küçük kuş, küçük kuşla atmaca tutularak geçmişten bugüne gelen atmacacılık sevdası giderek büyüyor. Bu süreç, doğadaki hassas av-avcı zincirinin dikkat çekici bir yansımasıdır.

Doğanın Sembolik Döngüsü ve Bir Sevda

Sabunlu suyun toprağa dökülmesiyle ortaya çıkan danaburnu böceği, küçük kuşların ilgisini çekerken; küçük kuşlar atmacanın hedefi oluyor, atmaca ise bıldırcın avında rol alıyor. Bu anlatım, yüzyıllardır süregelen doğal etkileşimleri gözler önüne seren sembolik bir örnek olarak değerlendirilse de Rizeliler ve Artvinliler için bir sevdanın asıl adıdır.

İzinlerden Ağlara: Atmaca Tutma Serüveni

Bıldırcın işin bahanesi diyerek atmaca tutan atmacacılar önce Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlükleri’nden gerekli izinlerini alıyor. Sonrasında sabunlu suyu toprağa dökerek danaburdu böceğini ortaya çıkarıyorlar. Bu böcekler toplanarak küçük kuşların yemi hazırlanıyor ve kapanlara düşmeleri bekleniyor.

Ğaço Kuşu ve Tenta Ağları

Bölgede ‘Ğaço’ kuşu olarak bilinen küçük kuşlar tutulduktan sonra tepelerde ‘Tenta’ adı verilen ağlar kuruluyor ve bu kuşlar ağların arkasına yerleştiriliyor. Gökyüzünde süzülen atmaca bu kuşu hedef alınca ağa takılıyor. İşte bölgedeki eskimeyen sevda böyle başlıyor.

Bir Federasyon Başkanının Anlatımı

Atmacacılar Karadeniz Federasyon Başkanı Yahya Terzi, atmacaların tutulma serüvenini şöyle anlatıyor: "Önce sabunu bulacaksın sonra suyla beraber bir delik bulacaksın. Delikte Türkçesi danaburnu olan böceği çıkartacaksın. Ondan sonra çıkan böcekle küçük kuş tutulur. Sonra dağlarda ağ açılır ve ağda küçük kuşla bu güzel atmacalar tutulur."

Arsız Atmaca ve Eğitim Süreci

Terzi, "Arsızını bulacaksın ki bıldırcına saldığın zaman gitsin tutsun. O nedenle arsızını buluyoruz. 1 hafta boyunca eğitim veriyoruz atmacaya. Bıldırcına salmaya alışıyoruz. Ondan sonra av yapıyoruz" dedi.

Tüy Dökme ve Isıtıcılı Bakım

Atmacaların sıcak ülkelerde tüy dökme süreci olduğuna değinen Terzi, bu sürecin aksamaması için kapalı ortamlarda baktıkları atmacalara özel ısıtıcılar kurduklarını belirtti. "Av sezonu bittikten sonra sıcak bir ortamda bakıyoruz. Atmacaların tüy dökmesi lazım. Tüy döktükten sonra 1 yaşında olurlar. O sürece biz tüylek deriz. Tüylek olması için de sıcak ortamda olması gerekir. Bizde o yüzden ısıtıcılar yakıyoruz ki sıcak ortamda olsunlar" ifadelerini kullandı.

Evlat Gibi Bakım ve Özel İlaçlar

Atmaca bakımının zorluğuna değinen Terzi, evlatları gibi sevdiği atmacaları için Avrupa’dan özel ilaçlar temin ettiklerinin altını çizdi: "Bu atmacaları yetiştirmek için Avrupa’dan özel ilaçlar alıyoruz. 630 Euro verdim, atmacam ölmesin diye ilaç aldım. Çocuğundan fazla ilgileneceksin, suyunu vereceksin, sıcak yerde olacak, yemini, ilacını vereceksin."

Kapsamlı Bir Süreç

Terzi, "Bunların hepsi bir süreçtir. Dükkan tuttuk, ısıtıcı yakıyoruz, sıcak sıcak dursunlar diye. Yoksa tüy dökmezler atmacalar, tüylek olmadıkları zaman da hiçbir işe yaramaz. Onun için 7’inci, 8’inci aya kadar tüyü döküp kafesten çıkması lazım" şeklinde konuşarak geleneğin ne denli özen gerektirdiğini vurguladı.