Acıbadem Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Oytun Baykan, hipertansiyonun çoğu zaman hiçbir belirti vermediği için 'sessiz katil' olarak adlandırıldığını belirtti. Baykan, "Birçok hasta, 'Tansiyonum yükselince başım ağrıyor, ağrım yoksa tansiyonum iyidir' der. Bu, hayati bir yanılgıdır" uyarısında bulundu.
Prof. Dr. Baykan, vücudun yüksek tansiyona zamanla alışabileceğini ve kişinin kendini iyi hissedebileceğini ancak bu sırada yüksek basıncın damarlara, böbreklere ve kalbe kalıcı zararlar verdiğini açıkladı. İdeal tansiyonun 120/80 mmHg olduğunu, 140/90 mmHg ve üzerinin mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini vurguladı.
Modern hayatın hızı içinde kalp sağlığının ihmal edildiğini belirten Baykan, kalp krizinde en büyük düşmanın 'belki geçer' diyerek beklemek olduğunu söyledi. Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti (ESC) kılavuzlarına göre, damar tıkanıklığında geçen her dakikanın kalp kası kaybı anlamına geldiğini hatırlattı.
Son yıllarda 30'lu, 40'lı yaşlarda kalp krizi vakalarıyla daha sık karşılaşıldığını ifade eden Baykan, toplumda bu artışın tek sorumlusu olarak COVID-19 aşılarının görülme eğilimine dikkat çekti. Amerikan Kardiyoloji Derneği (ACC) verilerine göre, gençlerdeki artışın asıl nedenlerinin genetik/ailesel yatkınlık, erken yaşta başlayan obezite, yoğun tütün/elektronik sigara kullanımı ve kronik stres olduğunu aktardı.
Aşıların çok nadir görülen kalp kası iltihabı (miyokardit) riski olduğunu, ancak bu durumun genellikle hafif seyrettiğini belirten Baykan, asıl tehlikenin COVID-19 virüsünün kendisi olduğunu söyledi. Virüsün, damar yapısında aşının oluşturduğu riskten kat kat daha fazla hasar ve pıhtılaşma riski oluşturduğunu ifade etti.
Tempolu yürüyüş ve bisikletin kalbin en sevdiği aktiviteler olduğunu söyleyen Baykan, hafta içi hareketsiz kalıp sadece hafta sonu ağır spor yapmanın riskli olabileceğini vurguladı. Spor yaparken göğüste ağrı, alışılmadık nefes darlığı, çarpıntı veya göz kararması oluyorsa durulması gerektiğini, bunların bir 'dur' ihtarı olduğunu kaydetti.