Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Dr. Özgür Sevim, obezitenin bir irade sorunu değil, kronik bir hastalık olduğunu vurguladı. "Bugünün fazla kilolu çocuğu da yarının kronik hastası olacaktır" diyen Sevim, bu durumun yalnızca estetik kaygılarla ilişkilendirilemeyeceğini belirtti.
Dr. Özgür Sevim, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, obezitenin metabolizmayı, hormon sistemini ve bağışıklık mekanizmalarını etkileyen çok faktörlü bir hastalık olduğunu ifade etti. Son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye'de artan obezite oranlarının toplum sağlığını tehdit eden en önemli risk faktörlerinden biri haline geldiğini söyledi.
Obezitenin kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve bazı kanser türleriyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Sevim, obez bireylerin enfeksiyonlara karşı daha yüksek risk altında olduğunu da ekledi. Türkiye'nin Avrupa'nın en kilolu ülkesi olduğunu ve dünyada 3. sırada yer aldığını hatırlattı.
Her geçen gün salgın gibi artan bu soruna karşı cerrahi operasyonun en etkin tedavi yöntemi olduğunu vurgulayan Sevim, toplumda hala bu ameliyatlara karşı estetik beklenti anlayışının hakim olduğunu, ancak obezitenin kronik hastalık riskleri beraberinde getirdiğinin unutulmaması gerektiğini söyledi.
"Bugünün fazla kilolu çocuğu yarının kronik hastasıdır" diyen Sevim, çocukluk çağı obezitesinin hızlı artışına dikkat çekti. Çocukluk çağında başlayan obezitenin erişkin dönemde daha ağır metabolik sorunlara yol açtığını belirterek, erken tanı ve bütüncül yaklaşımın büyük önem taşıdığını ifade etti.
Çocukların kilo kontrollerinin büyük bir ciddiyetle takip edilmesi gerektiğini söyleyen Sevim, diyet ve egzersiz yöntemleri ile çözülemeyen çocukluk çağı obezitelerinde, 14 yaşını aşkın ve vücut kitle indeksi 35'in üzerinde olan çocuklar için cerrahi operasyon önerilebileceğini açıkladı.
Medicana International Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülşah Erhan, modern yaşamın obeziteyi tetikleyen unsurlarına dikkat çekti. Ultra işlenmiş gıdaların artışı, hareketsiz şehir yaşamı, ekran süresinin yükselmesi ve sağlıklı gıdaya erişimde sosyoekonomik eşitsizliklerin her yaş grubunu etkisi altına alan bir sorun olduğunu belirtti.
Beslenme ve yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesinin, obezite ile mücadelede ve mide ameliyatları sonrası verilen kilonun korunmasında hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Erhan, katı diyetler yerine bireye sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandıracak planlı yaklaşımlar üzerinde çalışılması gerektiğini söyledi.
Toplum olarak iyi ve sağlıklı yaşamı öğrenmek, uygulamak ve gelecek kuşaklara örnek olmak gerektiğini belirten Erhan, toplumsal farkındalığı yükseltmek ve obezite ile 7'den 70 mücadele etmek gerektiğini ifade etti.