28 Şubat'ın 27'nci yıl dönümü yaklaşırken, o dönemin tanıklarından Doç. Dr. Bedia Koçakoğlu, yasaklarla geçen öğrencilik yıllarını anlattı. Selçuk Üniversitesi'nde eğitim gören Koçakoğlu, üniversiteye devam edebilmek için başörtüsünü çıkarmak zorunda bırakıldı. Yıllar sonra ise Akdeniz Üniversitesi'nde başörtülü bir akademisyen olarak kürsüye çıktı.
Koçakoğlu, 28 Şubat sürecini "insanın insana yaşattığı bir cehennem" olarak tanımladı. Bu meseleyi sadece bir kıyafet tartışması değil, bir medeniyet bunalımı ve bilinç yarılması olarak okumak gerektiğini ifade etti. Sürecin, devlete küs, kırgın ve korkan bir nesil bıraktığını vurguladı.
Üniversite yıllarını anlatan Koçakoğlu, Selçuk Üniversitesi kampüs girişindeki kırık aynanın, başörtüsünü mahcubiyetle açıp kapatan genç kızların aynası olduğunu söyledi. Daha sonra Akdeniz Üniversitesi'nde akademisyen olarak göreve başladığı 2012 yılında da benzer bir ikili hayat sürdürmek zorunda kaldığını, kendini gizlemeye çalıştığını aktardı.
2015 yılında doçentlik sınavı öncesinde önemli bir karar aldı. Pek çok akademisyenin başörtüsünü açmak zorunda kaldığı mülakat sürecine, başörtülü olarak girmeye karar verdi. "Kalacaksam kalayım," diyerek doçent olmaktan önce kendisi olmanın önemine vurgu yaptı. Sınav sonrası üniversite yönetimine durumu bildirerek, bundan sonra başörtülü olarak görev yapacağını iletti.
Başörtülü olarak girdiği ilk dersini unutamadığını belirten Koçakoğlu, "Kapıdan içeri girdim, öğrenciler tanımadı. Ta ki 'Merhaba arkadaşlar' diyene kadar. Sesimden tanıdılar ve öğrenciler gözleri dolu dolu ayağa kalktılar ve alkışlamaya başladılar. 'Çocuklar niye alkışladınız ne oldu' dedim 'Hocam özgürlüğü alkışladık' dediler" ifadelerini kullandı.
Koçakoğlu, başörtüsü özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması gerektiğinin altını çizdi. Devletin değişmesi halinde geçmişte yaşanan karanlık günlere dönme korkusu taşıdıklarını belirterek, mecliste anayasaya eklenecek açık bir maddeyle bu hakkın kalıcı biçimde güvence altına alınmasını istedi. Bu talebi, milletle ve devletle gerçek bir helalleşmenin karşılığı olarak nitelendirdi.
Bugün üniversitelerde başörtülü ve başörtüsüz öğrencilerin birlikte özgürce eğitim alabildiğini vurgulayan Koçakoğlu, "Artık kısık sesler değiliz. Cumhurbaşkanımızın açtığı yoldan sonra, gür bir sesiz" diyerek sözlerini tamamladı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.