Sivas'ta, uçurumun kıyısında konumlanan Yukarı Tekke Camisi ve Abdulvahabi Gazi Hazretleri'nin türbesi, Ramazan ayında büyük bir yoğunluk yaşıyor. Huzur ve bereketi birlikte arayanlar, hem Cuma namazını kılmak hem de türbeyi ve şehzade kabirlerini ziyaret ederek dua etmek için bu özel mekana akın ediyor. Namaz saatinde caminin tamamen dolduğu gözlemlenirken, sandukaların başında da yoğun bir kalabalık oluşuyor.
Türbede dua eden Arif Hikmet Koçtürk, "Sivas için büyük ve mübarek bir zattır. Elimden geldikçe her cuma buraya gelip dua etmeye çalışıyorum. Bugün geldik, namazımızı kıldık, duamızı ettik. Bu mutluluğun yeri doldurulamaz" diyerek hissettiklerini paylaştı.
Kadriye Sarıkaya, Ramazan'da evliya ziyaretlerinin kutsallığına vurgu yaparak, "Abdulvahabi Gazi, Sivas'ın manevi koruyucularındandır. Her cuma gelip, onun nuru ve bereketiyle dualarımızı etmeyi seviyoruz" dedi. Sarıkaya, türbenin keşfiyle ilgili nesilden nesile aktarılan, rüya yoluyla yerinin bildirildiği ve bulunduğunda taze kan izlerinin görüldüğüne dair hikayeyi de anlattı.
Abdulvahabi Gazi, Emeviler döneminde yaşamış, İslam ordularıyla Anadolu seferlerine katılmış ünlü bir komutandır. Tarihçiler Taberi ve İbnü'l Kesir, onun 731 yılında şehit düştüğünü kaydeder. Battal Gazi ve Ahmet Turan Gazi'nin silah arkadaşı olan Abdulvahabi Gazi'nin Sivas dışında İznik, Elazığ ve Bayburt'ta da makamları bulunmaktadır.
Rivayetlere göre Abdulvahabi Gazi, Hz. Muhammed'in (sallallâhu aleyhi vesellem) sancaktarıydı ve ona ait emanetleri Battal Gazi'ye ulaştırmakla görevlendirilmişti. Soğuk Çermik yakınlarında Ahmet Turan Gazi ile birlikte şehit düşmüş, bedeni sel sularında kaybolmuştur. Daha sonra bir rüya üzerine bulunarak, bugünkü Yukarı Tekke'de, uçurumun kenarına defnedilmiştir.