Tarih: 18.02.2026 13:54

Osmanlı'nın en büyük mushafı Topkapı'da ilk kez sergileniyor

Facebook Twitter Linked-in

Asırlık Bir İhtişam İlk Kez Görücüye Çıkıyor

Kanuni Sultan Süleyman'ın isteği üzerine 16. yüzyılda Ahmed Karahisari tarafından yazımına başlanan ve Osmanlı klasik döneminin en büyük ebatlı Kur'an-ı Kerim'i kabul edilen Karahisari Mushafı, Ramazan ayına özel ilk kez Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesi'nde vatandaşların ziyaretine açıldı.

İki Ustanın Ömürlük Eseri

16'ıncı yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Ahmed Karahisari'nin Kur'an-ı Kerim'in yazımına Kanuni Sultan Süleyman'ın talebi üzerine başladı. Karahisari'nin ömrünün son 10 yılında eserin 440 sayfasını tamamlayabildiği öğrenildi. Mushaf, Sultan 3. Murad döneminde, 1584-1587 yılları arasında Karahisari'nin öğrencisi ve evlatlığı Hasan Çelebi tarafından tamamlandı. 601 sayfadan oluşan eser, 61,5 x 44 santimetre ölçüleriyle Osmanlı döneminde yazılmış en büyük ebatlı Kur'an-ı Kerim olma özelliğini taşıyor.

"Mushafların En Ünlüsü"

Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, "Bu Kur'an-ı Kerim gerek hat gerek tezhip gerek cilt olarak Osmanlı'dan günümüze kadar ulaşan en ünlü mushaf-ı şerif olarak kabul edilir ve geleneksel İslam sanatlarının en güzel, en nadide örneği olarak burada sergilenmektedir" şeklinde konuştu. Kocaman, eserin Mukaddes Emanetler Dairesi 'Şadırvanlı Sofa' bölümünde, modern müzecilik kriterlerine uygun şekilde; ısı, nem ve ışık kontrolü sağlanarak ziyaretçiyle buluşturulduğunu belirtti.

Ramazan'a Özel Hazırlık

Milli Saraylar Başkanlığı'na bağlı Topkapı Sarayı'nın en çok merak edilen ve en çok ziyaret edilen bölümlerinden Mukaddes Emanetler Dairesi, Ramazan ayına hazırlandı. Daire; halısından çinilerine, zemininden kubbesine, eserlerin sergilendiği vitrinlerinden paha biçilemez emanetlerine kadar en ince ayrıntısına kadar elden geçirildi. Ziyaretler kış dönemi uygulaması olarak sabah 09.00, akşam 18.00'a kadar devam edecek, Salı günleri kapalı olacak.

509 Yıllık Kutsal Miras

Topkapı Sarayı'nın Enderun Avlusu'nda yer alan Mukaddes Emanetler Dairesi, 509 yıldır Türk ve İslam aleminin en kıymetli eserlerine ev sahipliği yapıyor. Yavuz Sultan Selim'in 1517'deki Mısır seferinin ardından İstanbul'a getirilen emanetler, asırlardır özenle korunuyor ve sergileniyor. Kutsal emanetlerin başında Peygamberimiz Hazret-i Muhammed'e (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) ait Hırka-i Saadet geliyor.

Geleneksel ve Modern Bakım

Mukaddes Emanetler Dairesi'nin bakım ve temizliğini, Türkiye'de müzecilik alanında bir ilk olma özelliği taşıyan Milli Saraylar Obje Bakım ve Konservasyon Ekibi yürütüyor. Hırka-i Saadet ve Sancak-ı Şerif mahfazalarının tozları büyük bir hassasiyetle alınıyor. Bu uygulamalarda, müzelere özel vakum ayarlı, hepa filtreli cihazlar ve at kılı fırçalar kullanılıyor. Geleneksel usullere riayet edilerek toplanan tozlar, Mukaddes Emanetler Dairesi'nin önünde bulunan Toz Kuyusuna dökülüyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-F0G61HQYBB