Tarih: 04.03.2026 14:10

Savaş Ortamında Ticari Sözleşmeler ve Mücbir Sebep

Facebook Twitter Linked-in

Savaşın Ticari Hayata Etkisi

Türk Borçlar Hukuku'nda "mücbir sebep" tanımının olmadığına dikkat çeken Av. Dr. Umut Metin, "Tarafların kontrolü dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ya da öngörülse dahi bu ölçüde etkili olacağı tahmin edilemeyen ve alınan tüm önlemlere rağmen engellenemeyen olaylar mücbir sebep olarak yorumlanabilir. Sadece savaş değil, deprem gibi insan iradesiyle durdurulamayacak olaylar da mücbir sebep kapsamında değerlendirilebilir" dedi.

Yatırımcıların Endişeleri

ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın hukuki etkilerini değerlendiren Metin, özellikle Dubai ve Abu Dabi'de yatırımı bulunan Türk iş insanlarının yatırım güvenliği, ödeme taahhütleri ve alacak tahsilatları konusunda ciddi tereddütler yaşadıklarını gözlemlediklerini belirtti. EPTALEX hukuk şirketinin Yönetici Ortağı olarak, savaştan etkilenen Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Lübnan'da aktif şekilde faaliyet gösterdiklerini ve hizmetlerine devam ettiklerini ifade etti.

Sözleşmelere Olan Doğrudan Etki

Metin, "Savaşın ve şiddetin yaşandığı bir bölgede uygulanan sözleşmelerin, ister yerel ister uluslararası ticari sözleşmeler olsun, savaştan etkilenmediğini söylemek mümkün değildir. Savaş varken şirketlere, hiçbir şey olmamış gibi sözleşmeye aynen uy, sözüne sadık kal demek adil bir beklenti değildir" açıklamasını yaptı.

Mücbir Sebep ve İfa İmkansızlığı

Metin, Türk hukukundaki karşılığın 'ifa imkânsızlığı' veya 'ifa zorluğu' olduğunu vurguladı. "Savaşın etkilerinin hayatı ve ticareti durma noktasına getirdiği bir tabloda, taahhüdün geçici olarak askıya alınması ya da ifanın imkânsız hale gelmesi halinde sözleşmeden dönülmesi hukuken gündeme gelebilir" diye ekledi. Ancak, savaşın her sözleşme için otomatik olarak mücbir sebep oluşturmayacağını, belirleyici olanın savaşın sözleşmenin yerine getirilmesine engel teşkil edip etmediği olduğunu söyledi.

Bildirim Süreci ve Sözleşme Hükümleri

Mücbir sebep bildiriminin noter aracılığıyla yapılmak zorunda olmadığını, ancak sözleşmede belirlenen usule uyulması gerektiğini aktaran Metin, "Günümüzde çoğu ticari sözleşmede e-posta ile bildirim yeterli görülmektedir" ifadelerini kullandı. Ayrıca, bir sözleşmede 'savaş mücbir sebep sayılmaz' yazılı olsa bile, fiili imkansızlık halinde mücbir sebep gündeme gelebileceğini, bu durumda mahkeme kararının önem kazanacağını belirtti.

Gayrimenkul Yatırımcıları İçin Öneriler

Körfez'de, özellikle Dubai'de gayrimenkul yatırımı bulunan Türkler için değerlendirmede bulunan Metin, "Savaş nedeniyle gelir akışında aksama yaşanması veya ödeme imkânının ciddi şekilde zorlaşması halinde, her somut olay kendi içinde değerlendirilmek kaydıyla, mücbir sebep ileri sürülmesi, ödemelerin ötelenmesi veya sözleşmeden dönülmesi ihtimalleri gündeme gelebilir" dedi. Savaş süresi boyunca durumun inşaat şirketlerine bildirilmesinin, ileride doğabilecek hukuki ihtilaflarda yatırımcı açısından koruyucu bir adım olabileceğini sözlerine ekledi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-F0G61HQYBB