Op. Dr. Adil Güçal Güçlü, böbrek taşı düşüren hastalarda 5 yıl içinde tekrarlama riskinin yüzde 50'ye kadar çıkabildiğini açıkladı. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü'nden Güçlü, üriner sistem taş hastalığının dünya genelinde acil servis başvurularının en sık nedenlerinden biri olduğunu vurguladı. Hastalığın sadece cerrahi değil, aynı zamanda metabolik bir süreç olduğuna dikkat çeken Güçlü, erkeklerde yaşam boyu görülme sıklığının yüzde 12, kadınlarda ise yüzde 6 civarında olduğunu belirtti. Yetersiz sıvı tüketiminin taş oluşumundaki temel etken olduğunun altını çizdi.
Op. Dr. Güçlü, taşın idrar akışını engellemesiyle böbrekte basınç artışı meydana geldiğini ifade etti. Bu durumun, bel ve yan bölgede başlayıp kasığa vuran, doğum sancısıyla kıyaslanan şiddetli ağrıya yol açtığını söyledi. Taşın dokulara teması sonucu idrarda kan görülebileceğini, ayrıca bulantı, kusma, ateş, titreme ve idrar yaparken yanmanın da diğer belirtiler arasında yer aldığını ekledi. Hastalarda bu şikayetlerin birkaçının aynı anda görülebileceğini kaydetti.
Tanı yöntemlerine değinen Güçlü, kontrastsız bilgisayarlı tomografinin (BT) günümüzde altın standart olduğunu belirtti. Bu yöntemin taşın boyutunu, yerini ve sertliğini net şekilde gösterdiğini aktardı. Ultrasonografinin ise radyasyon içermemesi nedeniyle özellikle gebeler ve çocuklarda ilk tercih olduğunu, ancak kanala düşmüş küçük taşları her zaman göstermeyebileceğini ifade etti. Tam idrar tetkiki ve böbrek fonksiyon testlerinin de mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Taşın boyutuna ve böbreğe verdiği hasara göre tedavi planının belirlendiğini aktaran Op. Dr. Güçlü, 5 milimetrenin altındaki taşlarda bol su tüketimi ve kanal gevşetici ilaçlarla taşın kendiliğinden düşmesinin beklendiğini söyledi. Ancak şiddetli ağrı, böbrek fonksiyon bozukluğu veya enfeksiyon varlığında cerrahi müdahalenin gerekebileceğini vurguladı. ESWL (şok dalga tedavisi) veya kapalı lazer yöntemlerinin uygulanabileceğini, daha büyük taşlarda ise kapalı böbrek cerrahisinin tercih edilebileceğini belirtti.
Taş hastalığının tekrarlama riskine dikkat çeken Op. Dr. Güçlü, korunma yollarını beş maddede sıraladı: Günlük en az 2,5-3 litre su tüketilmeli ve idrar rengi berrak olmalı. Günlük tuz tüketimi 5 gram ile sınırlandırılmalı. Kalsiyum ve oksalat dengesi sağlanmalı, yüksek oksalatlı gıdalar kontrollü tüketilmeli. Aşırı kırmızı et tüketiminden kaçınılmalı. Tekrarlayan taşlarda mutlaka taş analizi ve 24 saatlik idrar analizi yapılarak kişiye özel bir diyet planı oluşturulmalı. Güçlü, düzenli takip ve yaşam tarzı değişiklikleri ile taş hastalığının tekrarının büyük ölçüde önlenebileceğini sözlerine ekledi.