Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, gelir dağılımı adaletsizliğinin giderilemediği, enflasyon hedeflerinin tutmadığı ve sıkılaşma politikalarının yükünün büyük ölçüde sabit ücretlilerin üzerine yıkıldığı bir yılı geride bıraktıklarını ifade etti. Büyük Memur-Sen ailesi olarak 2026 yılındaki beklentilerinin; yüksek vaatler değil, daha öngörülebilir, daha adil ve daha sürdürülebilir bir zeminin güçlenmesi olduğunu söyledi. Miran, emeği merkeze alan, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kamu personel sisteminin hayata geçirilmesinin temel hedef olduğunu vurguladı.
Eyüp Bülent Miran, "Kamuda çalışanlar arasında ücret ve maaş adaletsizliğinin arttığı, çalışma huzurunun bozulduğu bir yıl olarak geride kaldı" dedi. Kamu İşvereninin toplu sözleşme masasını etkin kullanmadığını, sosyal tarafların devre dışı bırakıldığını belirtti. Toplu sözleşmede kayıt altına alınan ve kamu görevlileri ile emekliler için hayati öneme sahip '1. Dereceye 3600 Ek Gösterge' vaadinin halen hayata geçirilmediğine dikkat çekti. Ayrıca, '4688 sayılı Kanunun evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi' gibi zaruri bir konuda gerekli adım atılmadığını, örgütlenme özgürlüğü ve adil toplu pazarlık hakkının önünün açılmadığını sözlerine ekledi.
Uzun süredir kamuda personel ve ücret sisteminde reform ihtiyacı olduğunu ifade ettiklerini belirten Başkan Miran, tek taraflı ve kısıtlı bir düzenleme teklifinin geri çekildiğini hatırlattı. "Bir kez daha Kamu Personel Sisteminde reform ihtiyacı bütün kesimler tarafından ifade edildi" diyen Miran, ücret adaletsizliği, unvan karmaşası, görev-yetki-sorumluluk dengesizliği ve kariyer yapısındaki dağınıklığın bütüncül bir reform olmadan çözülemeyeceğini vurguladı. 2025 yılının sadece zam oranlarının değil, sistemin kendisinin sorgulandığı bir eşik yılı olduğunu ifade etti.
2025 yılının, toplu sözleşme sürecinin yalnızca maaş artışlarının konuşulduğu bir zemin olmaktan çıktığı bir yıl olduğunu belirten Miran, sorunun rakamlardan önce 4688 sayılı Kanun'un dar müzakere alanı ve çözümsüz yapısı olduğunu ısrarla vurguladı. Takvimi sıkışık, yetki alanı sınırlı bu sistemin kamu görevlilerini belirsizliğe sürüklediğini söyledi. 2025'in, kamu görevlileri ile emeklilerin haklı beklentilerine cevap verilmeyen, kayıplarını telafi etmeyen bir yıl olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti. 2026 yılında; 3600 ek göstergenin verilmesi, 4688 sayılı Kanunun reforme edilmesi, çeşitli personel sınıflarının sorunlarının çözülmesi, Hakem Kurulu kayıplarının telafi edilmesi ve ücret dengesizliklerinin giderilmesi başta olmak üzere, adil ve sürdürülebilir bir kamu personel sistemi için mücadeleye devam edeceklerini açıkladı.