Menü GÜNCEL VE  DOĞRU HABERİN ADRESİ; 'KAYSERİ GÜRHABER'
Tarih: 07.03.2026 23:02
MHP'li Yurdakul: 8 Mart, milleti büyüten iradenin adıdır

MHP'li Yurdakul: 8 Mart, milleti büyüten iradenin adıdır

Facebook Twitter Linked-in

8 Mart'ın Derin Anlamı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, 8 Mart'ın yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün olmadığını vurguladı. Yurdakul, "8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür" dedi. Türk milleti için kadının; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanı olduğunu ifade etti.


Bahçeli'nin Liderliğine Vurgu

MHP tarafından düzenlenen "Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar'dan Tuna'ya Türk Kadını" temalı 8 Mart programında konuşan Yurdakul, bu anlamlı günde bir araya gelindiğini belirtti. Türk kadınının değerini devlet ve millet hayatının merkezine alan duruşuyla istikamet çizen Genel Başkan Devlet Bahçeli'ye şükranlarını sundu. Onun liderliği ve kararlı duruşunun, dile getirilen her sözün fikri ve ahlaki zeminini oluşturduğunu kaydetti.


Türk Medeniyetinde Kadının Yeri

Yurdakul, kadın meselesine Batı'nın dar kalıplarıyla değil; binlerce yıllık Türk devlet aklının, töresinin ve inancının penceresinden bakıldığını söyledi. "Bizim medeniyetimizde kadın geride bırakılmış değildir; tarihin tam merkezindedir" diyen Yurdakul, Orta Asya'da Hakan ile birlikte söz alan Hatun'dan, cephedeki Nene Hatun'a ve istiklal için bedel ödeyen analara kadar Türk kadınının tarihteki merkezi rolünü hatırlattı.


Kadın: Vitrin Süsü Değil, İrade Sahibi

MHP Lideri Bahçeli'nin "Kadın, Türk milletinin teminatıdır" sözlerini hatırlatan Yurdakul, Türk kadınının yalnızca doğurmadığını, aynı zamanda yoğurduğunu, yetiştirdiğini, koruduğunu ve dirilttiğini ifade etti. Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyaset anlayışında kadının; vitrin süsü değil irade sahibi, slogan değil sorumluluk olduğunun altını çizdi.


Günümüzdeki İdeolojik Yaklaşımlara Eleştiri

Yurdakul, günümüzde kadın meselesinin Batı merkezli ideolojik yaklaşımlar çerçevesinde ele alındığını, özgürlük kavramının çoğu zaman toplumsal bağlardan koparıldığını savundu. Bu çevrelerde kadını ailesinden ve toplumsal bütünlükten yalıtan bir anlayışın dayatıldığını öne sürdü. Kadının çalışma hayatındaki emeğinin, aileyle rekabet eden bir kimlik üzerinden tanımlandığını ve anneliğin değersizleştirildiğini ifade etti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-F0G61HQYBB